Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/8378 E. 2011/44803 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8378
- Karar No
- 2011/44803
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2006 ve 20.03.2009 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Yakınanlar ..., ..., ... , ... ve ...'e yönelik eylemler nedeniyle kurulan 05.06.2006 tarihli hükmün incelenmesinde; Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1.maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 05.06.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Yakınanlar ..., ... ..., ..., ... ve ...'na yönelik eylemler nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması sonucu kurulan 28.06.2005 tarihli hükmün incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre suç oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın anılan Yasanın 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması bakımından duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 ve 492/1. maddelerinde yer alan suçların öğelerinin farklı olduğu ve mağdurların şikayetçi olduklarının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında aynı yasanın 116 ve 151 maddelerinde tanımlanan suçları da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden de uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden ve aynı Yasanın 142/2-b maddesinde belirtilen “özel becerinin” elde veya üstte taşınan eşyanın alınmasına yönelik olduğu gözetilmeden yakınanlar Abdullah ve İbrahim'e yönelik eylemler yönünden anılan madde ile yazılı biçimde uygulama yapılması, 3- Hükümlünün yakınanlar Nuran, Melihşah, ...'a yönelik eylemlerine uyan 765 Sayılı TCY.nın 493/1, (yakınan Abdullah'a yönelik eylemde ayrıca 522/1 pek aşırı) 59, 81/2-3; mağdur ...'e yönelik eylem için aynı yasanın 492/1,59,81/2-3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, ( gece olduğu saptananlar için 143/1), 116, 151/1. maddeleriyle 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 253 ve 254. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda 5237 sayılı Yasa hükümlerinin; aksi takdirde ise uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Eylemlerin, gece sayılan zamanda gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtlar gösterilip tartışılmadan, hükümlü hakkında 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin tatbik edilmesi, 5- Hükümlü hakkında 5237 sayılı yasa ile uygulama yapılan eylemler yönünden aynı Yasanın 53. maddesinde öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına karar verilmemiş olması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 02.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.