Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6900 E. 2013/1442 K. – Hırsızlık, Konut

Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/6900
Karar No
2013/1442
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I.Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; İddianamede hırsızlık suçu anlatılırken eve girildiğinden söz edilmesi bu konuda dava açıldığını göstermeyeceğinden, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan açılmış dava bulunmadığı halde, ek savunmayla yetinilerek bu suçtan da hükümlülüğüne karar verilmesi, yerinde değilse de; 5237 sayılı TCY’nın 66/1. maddesinde, sanıklara yüklenen ve anılan Yasanın 116/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi gözetildiğinde, hükmün verildiği 15.02.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar 5 yıl 4 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Yakınanın evinden cep telefonu gibi eşya ile oto anahtarını alıp, bu anahtarla aracını çalmak biçiminde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCY'nın 142. maddesinin 2. fıkrası ( d ) bendindeki suçu oluşturacağının gözetilmemesi, 2.Sanık ...'ın suça konu cep telefonlarından birini katılana iade ettiğini ileri sürmesi karşısında, katılandan kısmi iade bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, varsa 5237 sayılı TCY'nın 168.maddesinin son fıkrası anlamında kısmi geri vermeye rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre TCY.nın 168. Maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, 3.Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, 4.Suç tarihi, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümlülüğü bulunmayan sanıklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin değerlendirilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/6900, K. 2013/1442, T. 05.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-6900-e-2013-1442-k-b7a7333ba033