Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/4945 E. 2010/3845 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/4945
- Karar No
- 2010/3845
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna “5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar sürdürülmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında Tehdit; sanık ... hakkında yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yakınan kolluğa başvurduktan sonra sanıkların, yakınanı cep telefonundan arayıp “şikayetten vazgeçeceksin, sana 1000 TL ceza kestik” dedikleri, yakınanın evine geldiklerinde 1000 TL parayı hazırlaması için bir hafta süre verdiklerini söyledikleri ve 17.01.2008 tarihinde de telefondan birkaç kez arayarak parayı temin edip getirmesini istediklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek tehdit suçundan hüküm kurulması,
2-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar; diğer haklardan yoksunluğun ise, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğini düzenleyen aynı maddenin 3. fıkralarının uygulanmaması,
3-) Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1425 esas ve 2007/654 karar sayılı ilamı getirtilip incelendikten sonra, sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.