Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/4412 E. 2012/24660 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/4412
Karar No
2012/24660
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... Daşcı hakkında yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ...’nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yapılan incelemede: 5271 sayılı CMK’nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 Esas ve 2006/319 Karar sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye katılınmamış; Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında, sanık ...’ın olay yerinde bulunmadığı, olay öncesinde suçtan haberdar olmadığı, suça konu eşyanın olay yerinden taşınması ve bu amaçla taksisinden yararlanmak için kendisine telefon edilerek çağrıldığı ve eyleme bu şekilde dahil olmak suretiyle taşıma işinde asli faillere yardımcı olduğu anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince, lehe olan yasanın belirlenmesi için yapılan karşılaştırmada, 765 sayılı TCK’nın 493. maddesin 1. fıkrası yerine, ayrıca uygulama olanağı bulunmayan “son” fıkrasının da değerlendirmeye alınması, 2- Sanıklar ..., ... ve ... için hırsızlık suçu için kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılırken hapis cezasının 2 yıl 12 ay yerine, 3 yıl olarak hükmedilmesi suretiyle aynı Yasanın 61/6. maddesine aykırı davranılması, 3- Sanıklar ... ve ... için hırsızlık suçu için kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi ile cezada indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 6 hapis cezası yerine, 2 yıl 7 ay hapis cezasına hükmedilmesi, 4- Sanıklar ... ve ...’in hırsızlık suçunu işlemek için gece vakti katılana ait işyerine girdikleri anlaşılıp kabul edildiğine göre, eylemlerinin ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu dikkate alınarak bu suç yönünden de bir değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, 5- Sanık ... yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7-8. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağının ve kabule göre de; 5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi, 6- Kasten işlemiş oldukları suçlar için hapis cezalarıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 7-Katılanın 25.09.2009 tarihinde öldüğünün UYAP'tan çıkarılan nüfus kaydından anlaşılması ve konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları açısından uzlaşma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, (... için 65/3), 522/1 (normal değer), (... için 81/1-3, ... için 81/2-3.), 59/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan sanıklar ..., ... ve ... için 142/1-b, 143/1, (... için 39/2-c), 62/1, 53, sanıklar ... ve ... için 116/2-4, 119/1-c, 62/1, 53, 151/1, 62/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları bakımından 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, sanıklar yararına olan yasanın yerinde yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/4412, K. 2012/24660, T. 20.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-4412-e-2012-24660-k-463e50af3412