Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/3158 E. 2012/24327 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3158
- Karar No
- 2012/24327
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında 29.12.2003 tarih ve 2003/177-2003/1819 sayılı kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, sanıklar ... ve...'in temyizi üzerine kararın Yargıtay 10.Ceza Dairesi tarafından bozulmasından sonraki duruşmaya ... de çağrılmış, ancak Mahkemece bu sanık hakkındaki önceki hükmün kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmamış ve gerekçeli karar başlığında da adına yer verilmemiş olması karşısında: sanık ... hakkında temyize konu bir hüküm olmadığından, konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, Yakınanlar ..., ..., ...'a karşı gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere ilişkin olarak 29.12.2003 tarih ve 2003/177-2003/1819 sayılı beraat kararları kesinleşmiş olduğundan, yukarıda belirtilen yakınanların adlarının mahallinde gerekçeli karar başlığından çıkartılması olanaklı görülmüştür. I-Sanık ... hakkında yakınan ..., ...,..., ...'ya yönelik eylemlere ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde: Yakınanlar ..., ... ve ...'ya ait işyerine kilit kırılarak girildiği, yakınan ...'a ait işyerine kapı zorlanarak girilmeye çalışıldığı, ancak kapının yanındaki camın çatladığı ancak kapı açılamadığı için içeri girilmediğinin anlaşılması karşısında: eylemlerin 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden 142/2-d maddesiyle uygulama yapılmış ise de, Mahkemece adı geçen yakınanlara yönelik eylemler bakımından sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesiyle indirim yapılarak bulunan sonuç cezalar; sanık hakkında uygulanması gereken, yakınanlar ... ve ...'a yönelik eylemlerde 142/1-b, 143/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53.maddeleri uyarınca iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından uzlaşma şartları gerçekleşse de 142/1-b, 143.maddeleri gereğince hükmolunacak sonuç ceza, yakınan ...'a yönelik eylemde 142/1-b, 143/1, 35/2, 53, 116/2-4, 119/1-c, 35/2, 53, 151/1, 53, yakınan ...'ya yönelik eylemde 142/1-b, 143/1, 35/2, 53, 116/2-4, 119/1-c, 35/2, 53. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından uzlaşma şartları gerçekleşse de 142/1-b, 143, 35/2.maddeleri gereğince hükmolunacak sonuç cezalara göre sanık yararına olduğundan, ayrıca 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesine uyan mala verme suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II- Sanık ...'in yakınan ...'e, sanık ...'in yakınanlar Muhammet Kesiman, ... ve ... 'a yönelik eylemlere ilişkin olarak yapılan temyiz incelenmesinde : Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 491/ilk-son ve 492/1. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihleri olan 12.10.2002 -18.10.2002-14.01.2003 ile inceleme tarihine göre geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemler, sanık ... hakkında, yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemler hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-)Sanık ... aşamalardaki değişmeyen savunmalarında hırsızlık suçuna katılmadığını savunmuş, diğer sanık ... ve ... soruşturma aşamasındaki anlatımların da eylemleri ...'le gerçekleştirdiklerini ifade etmelerine karşın, kovuşturma aşamasındaki savunmalarında ise ...'in katılımından söz etmeksizin, ikisi birlikte sadece üç yerden hırsızlık yaptıklarını belirtmeleri, çalıntı sigaraların ele geçirildiği, çalıntı malı satın alan sanık ...'un işyerinde ele geçen suça konu sigaraların hangi yakınana ait olduğu ve el konulan sigaraların herhangi bir yakınana teslim edildiği konusunda, dosyada bir bilgi ve belgenin bulunamadığı, sanık ... hakkındaki davanında 08.09.2003 tarihli ara kararla bu dosyadan tefrikine karar verildiği, tefrikten kısa süre sonra 29.12.2003'te dosyanın karar bağlandığı, sanık ...'in evinde yapılan aramada suça konu eşya bulunmamış olması, sanıklar ... ve ... suça konu çalıntı mallardan bir kısmını sattıkları ... ile ...'a ait işyerinde çalışan ... alınan beyanlarında; ...'un sanıkları tanımadığını ve onlardan bir şey almadığını söylemesi, ... ise kollukta sanıklardan sadece ...'den sigara aldığını, diğer sanık ...'den ise ...'un sigara aldığını belirttiği, ... sonraki anlatımlarında ise sadece ...'den sigara aldığını kabul etmesi karşısında: Diğer sanıklar ... ve ...'in aşamalarda değişen anlatımları, çalıntı sigara satın alan ... ve ...'in anlatımlarında sanık ...'in sigara sattığının kesin olarak saptanmaması ve tüm dosya içeriğiyle sanık ... hakkındaki mevcut kuşkunun sanık yararına yorumlanması gerektiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın tüm eylemlerden beraati yerine, yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi, 2-)Sanık ... hakkında yakınanlar ...,..., ..., ...'e yönelik eylemlerin kapının zorlaması suretiyle veya kapı ve kilit kırarak gerçekleştirilmiş olması karşısında: eylemlerin 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b.maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde aynı maddenin 2.fıkrasının (d ) bendiyle uygulama yapılması, 3-) Sanık ... hakkında, yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemlerin gece sayılan zaman dilimden işlendiğinin anlaşılması karşısında: sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-)5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ...'e yönelik somut olaylarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesiyle indirim yapılması, 5-)Sanık ... hakkında, yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemler bakımından, 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 116/2-4, 119/1-c. maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesine uyan mala verme suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, 6-Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik eylemde bozmadan önceki 29.12.2003 tarihli hükümde 2 yıl 8 ay 1 gün hapis cezasına hükmolunmasına ve bu hükmün sanık savunmanı tarafından temyiz üzerine bozulmasına karşın bozmadan sonra 3 yıl hapis cezası verilerek kazanılmış hak kuralına aykırı davranılması, 7-Hükümlülüğün yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCY'nın 53.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 8-5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve 5275 sayılı Yasanın 99.maddesi uyarınca ancak kesinleşmiş hükümlerde toplama kararı verilebileceği gözetilmeden yazılı biçimde toplama kararı verilmesi, 9-Sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemler bakımından sanık hakkında Mahkemece uygulanan 765 sayılı TCY.nın yakınanlar ... ve ...'e yönelik 493/1-son, 522/1, 81/2-3, yakınan ...'e yönelik 493/1, 81/2-3, yakınan ...'e yönelik 493/1, 522/1, 81/2-3.maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan yakınanlar ...,..., ...'e yönelik 142/1-b, 143/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. yakınan ...'e yönelik 142/1-b, 143/1, 145, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53.maddelerinin, ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından uzlaşma hükümleri değerlendirilerek uygulamaya göre sanık yararına yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.