Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/26760 E. 2013/3094 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/26760
- Karar No
- 2013/3094
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar ... ve ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin ve sanık ...’in ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 14.01.2004 tarih ve 2004/762 hazırlık nolu iddianame ile suçta kullanılan 35 ARK 06 plakalı Fiat tipo marka aracın zor alımı talep edilmiş ve bu konuda karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir. 5252 sayılı Yasanın 9/3. Maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun katılan ait iş yerinin sağlam ve kapı kilidi kırılarak içeri girilmek suretiyle işlenmiş olması ve şikayetin mevcut olması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 151/1. Maddesindeki mala zarar verme suçu ile, 116/2-4,119/1-c maddesinde belirtilen iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu gözetilmeyip bu konuda değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi ayrıca eylemin gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiği halde 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanmaması, 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın sanıklar yararına olması ve karşı temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, 2- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” ve katılan yararına hükmedilen avukatlık ücretinin “eşit olarak” alınması yerine, "müteselsilen" alınmalarına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin ve katılan yararına avukatlık ücretinin alınmasına ilişkin bölümünden “müteselsilen” kelimelerinin çıkartılarak, yerlerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına ve katılan yararına hükmedilen avukatlı ücretinin kendilerinden eşit olarak alınmasına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.