Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/26682 E. 2013/6549 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Vermek, Konut Dokunulmazlığını Bozmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/26682
Karar No
2013/6549
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Vermek, Konut Dokunulmazlığını Bozmak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanık ... hakkında, katılanlar ... ve ...’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçları için yapılan incelemede: 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye, hükmolunan cezaların türü ve miktarlarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1.maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, sanık ... savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, B- Sanık, ... hakkında ...'e yönelik hırsızlık suçu, sanıklar ... ve ... hakkında, katılanlar ... ve ...’a karşı hırsızlık suçları için yapılan incelemede: Sanık ... hakkında kurulan hükümde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in suçu işlemeye önceden karar vererek, eylem sırasında diğer sanıklarla birlikte, el ve işbirliğiyle hareket etmek suretiyle suça doğrudan katılan sanık için 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, 39. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, katılan ...’a yönelik hırsızlık suçu için kurulan hükümde, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmış; Mahkeme, sanık ... yönünden katılan ...’a yönelik hırsızlık suçu için kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin müessesenin uygulanmasına yer olmadığına karar verirken kabul ettiği gerekçenin ve bu gerekçeye ilişkin ölçütlerin, hakimin takdir hakkı çerçevesinde objektif ve subjektif değerlendirmeye dayandırıldığı ve aynı ölçütlerin, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. madde ve fıkralarında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yasal koşulları ile örtüştüğü anlaşıldığından, adı geçen sanık için tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar, ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C- Sanık ... hakkında, katılan ...’a yönelik hırsızlık suçu; sanıklar ... ve ... hakkında, katılanlar ... ve ...’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçları için yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, katılan ...’a yönelik hırsızlık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Katılan ...’a yönelik hırsızlık suçunu işlemeye önceden karar vererek, eylem sırasında diğer sanıklarla birlikte, el ve işbirliğiyle hareket etmek suretiyle suça doğrudan katılan sanık ... için 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, 39. maddesi ile uygulama yapılması, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında, katılanlar ... ve ...’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, bu suçlar için ek savunma hakkı tanınması ile yetinilerek hükümlülük kararı verilmesi, 3- Katılan ...’a yönelik diğer sanıklarla birlikte işlenmiş ve mahkumiyet hükmü kurulmuş hırsızlık suçu yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca, sebebiyet verilen yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, 4- Katılan ...’a yönelik hırsızlık suçunun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanık ...’in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. +

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/26682, K. 2013/6549, T. 28.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-26682-e-2013-6549-k-b8de9cd6473c