Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/25520 E. 2013/308 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/25520
- Karar No
- 2013/308
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, yakınana ait araca kilidine zarar vererek girdiğinin ve yakınmanın da sürdüğünün anlaşılması karşısında; zamanaşımı içerisinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Olay yeri inceleme raporu içeriğine göre, kilidi zorlanarak kapısı açılan yakınana ait kamyonu çalmaya çalıştığı anlaşılan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturmasına karşın aynı maddenin “e” bendiyle uygulama yapılması ceza miktarı bakımından, temel ceza belirlendikten sonra, artırım ve indirim nedenleri uygulanırken 5237 sayılı TCK’nın 61/4-5.maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nın 143.madde ile artırım yapılıp, daha sonra aynı Yasanın 35/2.maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili olmadığından; adli sicil kaydının içeriğine göre, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, Yasanın 58. maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.