Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/23516 E. 2012/23478 K.
Konu: Hırsızlık, Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23516
- Karar No
- 2012/23478
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Temel ceza belirlendikten sonra, artırım ve indirim nedenleri uygulanırken, 5237 sayılı TCK’nın 61/4-5.maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nın 143.madde ile artırım yapılıp, daha sonra aynı yasanın 35/2. maddesi indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından, Sanıkların, işledikleri hırsızlık suçu nedeniyle, kendileri hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla, kendilerini ... ve ... isimli kişiler olarak tanıttıkları, bu kimlik bilgileriyle sanıklar hakkında yakalama tutanağı düzenlendiği, bildirdikleri kimlik bilgilerinin gerçekte var olan kişilere ait olduğunun anlaşılması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla, 267/1. maddesindeki “iftira” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, sanıklar hakkında, teşebbüs aşamasında kalan eylemleri nedeniyle, aynı Yasanın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına” ve “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.