Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4388 E. 2024/9046 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4388
- Karar No
- 2024/9046
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/739 E., 2016/396 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz sebebi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 11.08.2015 tarihinde otobüs terminalinde kolluk görevlileri tarafından yapılan kontrolde sanık ...'a ait olan, ancak inceleme dışı sanık ...'un şoförlük yaptığı .... plakalı yolcu otobüsü ile sanık ...'ın şoförlük yaptığı .... plakalı yolcu otobüsü arasında akaryakıt aktarımı yapıldığı tespit edilerek, .... plakalı yolcu otobüsünün deposunda 301 litre kaçak akaryakıt, .... plakalı yolcu otobüsünün deposunda 124 litre kaçak akaryakıt olmak üzere toplam 425 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, .... plakalı yolcu otobüsünün kendisine ait olduğunu, şoförü olan sanık ...'e akaryakıt vermesi konusunda talimat vermediğini ve olay günü orada olmadığını beyan ederek üzerine atılı olan suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında,.... plakalı yolcu otobüsünde şoförlük yaptığını, olay günü akaryakıta ihtiyacı olması nedeniyle sanık ...'in .... plakalı yolcu otobüsünden kaçak olduğunu bilmediği yakıtı kendi aracına aktardığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında (KEMT) belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'ın gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek 06.05.2016 tarihli makbuzu sunduğu anlaşılmıştır. A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... ve Müdafiin Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son, 3/23 ve 5/2. maddeleri gereği hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi gereği hüküm kurulması, 2.Dosya kapsamı incelendiğinde, KEMT varakasının toplam 425 litre kaçak akaryakıt üzerinden alındığı görülmekle, sanık ...'ın aracında 124 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmesi nedeniyle 124 litre kaçak akaryakıt için ayrı bir KEMT varakası alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık ...'ın KEMT varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin iki katı olan 3.152,42 TL'yi 06.05.2016 tarihinde ödemiş olduğu anlaşılmakla; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 4.Sanığın adlî sicil kaydında taksirli suça ilişkin bir hükmün bulunduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan, hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasının talep eden, KEMT varakasındaki kamu zararını da içeren gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek makbuzunu sunan sanık hakkında "yasal şartlar oluşmadığından" şeklindeki gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5.Suç konusu kaçak akaryakıtın ve adli emanetteki eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6.Suçtan doğrudan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda alınmasına'' karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... ve Müdafiin Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.