Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/15770 E. 2013/6404 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/15770
Karar No
2013/6404
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde sanıklar ... ve ...'nu yararlandırılmasını sağlamak, daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından ve ayrıca ...'nun adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğüde bulunduğundan, adı geçen sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 143. maddesinin 35. maddesinden sonra uygulanması, sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1- 5275 sayılı Yasanın "Mükerrirlere özgü infaz rejimine ve denetimli serbestlik tedbirine" başlıklı 108/2. maddesinde "tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmüne yer vermiş olup bu hüküm nedeniyle birden fazla tekerrüre esas alınabilecek nitelikte sabıka bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve tekerrüre esas alınan hükmünde açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca sanık ... hakkında "Karaman Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2002 gün 2002/407-2002/527 sayılı 14.10.2003 yerine getirme tarihli 10 ay 20 gün hapis cezasına" ilişkin ilamın tekerrüre esas alınabileceğinin hüküm fıkrasında gösterilmemiş olması, 2- Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi, kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY.nın 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin cümlelerin çıkartılıp; 53. maddenin yerine, “Her bir sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi; sanık ... hakkında ise TCK'nın 58. maddesi yerine; “Sanık hakkında hükmolunan cezanın, Karaman Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2002 gün 2002/407-2002/527 sayılı 14.10.2003 yerine getirme tarihli 10 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin ilamı esas alınarak TCY.nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazdan sonra aynı madde uyarınca hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/15770, K. 2013/6404, T. 26.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-15770-e-2013-6404-k-c132dd227cb8