Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/10322 E. 2013/724 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/10322
Karar No
2013/724
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gerekçeli karar başlığında yazılmaması, yerinde tamamlanması olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir. I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Mağdura ait otomobilin sanıklar tarafından çalındıktan sonra polise yapılan ihbar üzerine ertesi günü başka mahalde seyir halindeyken görülüp durdurulmak istendiği ve kaçmaya çalışan sanıkların kovalamaca sonucunda yakalandıkları biçiminde gelişen somut olayda; suçun işlendiği an ile sanıkların yakalanma anı arasında “kesintisiz izleme” gerçekleşmediği, eylem aşamasında suça konu eşyanın sanıkların tasarruf alanına geçtiği ve bu nedenle suçun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi ile cezalardan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, cezanın yerine getirilmesi (infaz) aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Mağdura ait otomobilin sanıklar tarafından çalındıktan sonra polise yapılan ihbar üzerine ertesi günü başka mahalde seyir halindeyken görülüp durdurulmak istendiği ve kaçmaya çalışan sanıkların kovalamaca sonucunda yakalandıkları biçiminde gelişen somut olayda; suçun işlendiği an ile sanıkların yakalanma anı arasında “kesintisiz izleme” gerçekleşmediği, eylem aşamasında suça konu eşyanın sanıkların tasarruf alanına geçtiği ve bu nedenle suçun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi ile cezalardan indirim yapılması, 2- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Kabul ve uygulamaya göre de; 3- Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrildiği ve 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, adli para cezalarının ertelenmesinin olanaklı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde ertelemeye karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/10322, K. 2013/724, T. 21.01.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-10322-e-2013-724-k-5f8d4289eca3