Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/10299 E. 2010/10501 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/10299
Karar No
2010/10501
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar vermek, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Hükmolunan her bir cezanın süresi itibariyle ve yasal süresinden sonra sanık ... savunmanınca yapılan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi gereğince REDDİNE,

A- Tüm sanıklar hakkında hırsızlık ve sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında ayrıca kamu malına zarar vermek suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanık ... hakkında, TCK’nun 62/1.maddesiyle yapılan uygulamada hesap hatası sonucu hapis cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, 2 yıl 7 ay 8 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 09.01.2004 tarihli yakalama ve elkoyma tutanağını düzenleyen tanıklar ... ve ...nun 01.07.2004 günlü oturumdaki yeminli beyanlarında; ihbar üzerine olay yerine gittiklerinde, suça konu tankeri görmediklerini, petrol izlerini takip etmeleri sonucu 1-1.5 km sonra Binatlı köyüne yakın bir yerde tankeri tesadüfen fark edip sanıkları araç içerisinde yakaladıklarını,

dolum sırasında tankeri görmediklerini belirtmeleri ve oluşa ilişkin mahkemenin yeterli görülen gerekçesi karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen 1 nolu düşüncesi benimsenmemiş,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin ve sanık ... için 6136 sayılı Yasa nedeniyle yapılan masrafların diğer sanıklara yüklenemeyeceğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ... savunmanları ile sanık ... nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından keşif ile ilgili giderler ayrıldıktan sonra geriye kalan yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, "her sanık için ortak yapılan 833.50 YTL (vekalet ücreti ve diğer giderler toplamı) yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına" sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme, sanık ... hakkında ise 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak; 1- Sanık ...'nın son oturumda, lehe hükümlerin uygulanması yönündeki istemi 5237 sayılı TCK’nun 50.maddesini de kapsadığı halde, bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,

2- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hüküm kurulurken; özel yasadan kaynaklanan ceza normu dışında sanık hakkında 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK’nun uygulanması ile bulunan sonuç cezalar aynı olmasına rağmen, 5237 sayılı TCK’nun lehe olduğu kabul edilip aynı Yasanın 53. maddesiyle de uygulama yapılmış olması karşısında, 765 sayılı Yasanın sanık yararına olduğu gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve sanık ... nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/10299, K. 2010/10501, T. 22.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-10299-e-2010-10501-k-30111f073598