Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6177 E. 2010/12549 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6177
- Karar No
- 2010/12549
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait işyerinin kepenk kilidi kırılıp kapı açılarak içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığı yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/2-4 ile 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanıklar hakkında yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı" ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıklar ... ve ...’ün sorgusu yapılmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 191. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması, 2-) Sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-) Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 31/2. maddesinin uygulanması sırasında 2/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 9 ay 10 gün hapis yerine, 9 ay 13 gün hapis cezasına hükmolunması, 4-) Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olup hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık ... hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı yasanın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.