Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/4316 E. 2012/5114 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/4316
Karar No
2012/5114
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 13.03.2002 olan şuç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, Yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-) 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; olay günü yakınanın evinin kapısının kilidini tornavida ile açarak içeri giren ve pek fahiş değerdeki malları çalan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 .maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda bir değerlendirme yapılmaması, 2-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 493/2, 522/1 (pek fahiş), 2253 sayılı yasanın 12/2. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/2-d, 31/2, 53; 116/1, 53. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması ve konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden, 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükmü de değerlendirilerek, 5237 Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın 61/1. maddesi uyarınca, temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları bakımından 5237 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşma” hükmünün uygulanması ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Kabule göre de; 4-) Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda olan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nun 31/2 madde ve fıkrasında 5377 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde 2/3 indirim oranının öngörüldüğü gözetilmeden, 1/2 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini, 5-) Hükümlü hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin uygulanmaması, 6-) 5237 sayılı TCY.nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanıklar hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü karşısında; hükümlü hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/4316, K. 2012/5114, T. 20.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-4316-e-2012-5114-k-a20dd50ae5f4