Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/3231 E. 2010/4818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/3231
- Karar No
- 2010/4818
- Karar Tarihi
Hırsızlığa tam teşebbüs suçundan sanıklardan ...'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 62, 522, 55/3, 59, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 417.605.760 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına Levent Çarıkçı'nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunun'nun 492/1, 62, 522, 55/3, 59. 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri gereğince 417.605.700 Türk lirası para cezası ile cezalandırılmasına dair, KOYULHİSAR Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2001 tarihli ve 2001/20-43 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, sanıkların önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-6, 143, 35/2, 31/3, 62/1,63, 50. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1.720.00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına sonrasında ise hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın bilmen değeri ve verilen cezanın miktarı dikkate alınarak sanıklara 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesi gereğince ceza verilmesinden vazgeçilmesine dair, aynı Mahkemenin 12/08/2005 tarihli ve 2001/20-43 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 30/01/2008 gün ve 5927 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2006 gün ve 2006/112005 sayılı ihbar yazısı ve 14/02/2008 günlü kenar yazısı ile infaz dosyası 15/02/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmemiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanunî ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hâkimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hüküm zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde, Kabule göre de; 1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince sanıklara ceza verilmesinden vazgeçilmesinde, 2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 33. maddesindeki emredici hükmüne rağmen Cumhuriyet Savcısının yazılı veya sözlü görüşünün alınmamasında, 3) Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun'un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Hükümlü ... hakkında verilen ve Dairemizin 05/06/2007 tarih ve 2007/7274 sayılı kararıyla da kesinleşmediği kabul edilen 01/06/2005 tarihli uyarlama kararına karşı, hükmün esası hakkında görüş bildiren ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 26/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.