Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/21030 E. 2011/44385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/21030
Karar No
2011/44385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık--İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması; yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde de hükmolunan ceza miktarı dikkate alındığında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin hükümlü hakkında uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; I- Hükümlü hakkında yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hükümlü ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “hükümlünün, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; 1-) 18.06.2007 tarihli ilamımızla “Hükümlünün mağdur ...’a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1-son, 522/1. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 116/2-4, 119/1-c. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu için 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri uygulanması durumunda 5237 sayılı TCK'nın; uygulanmadığı takdirde 765 sayılı TCK hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, hükümlü hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan uzlaştırma girişiminde bulunulmadan yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi, 2-) Hükümlü ve arkadaşlarının yer göstermesi sonucu bir kısım eşyanın soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması ve lehe olan yasanın belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-)Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1-son, 522/1. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, (koşullarının oluşması durumunda 168), 116/2-4, 119/1-c. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu için 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri uygulanması durumunda 5237 sayılı TCK'nın; uygulanmadığı takdirde 765 sayılı TCK hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmemesi, 4-) Kabul ve uygulamaya göre de; Suça konu malzemelerin değerinin, suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşen uygulamaya göre, TCK’nun 522/1. maddesinin uygulanmasında hafif yerine, pek hafif kabul edilip hükümlü hakkında hükmolunan cezadan 2/3 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/21030, K. 2011/44385, T. 25.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-21030-e-2011-44385-k-2855a87f2a57