Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/12220 E. 2013/3672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/12220
- Karar No
- 2013/3672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... ve ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; İşyeri dokunulmazlığını bozmak suçu için kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK uyarınca, temel uygulama maddesinin “116/2” yerine, “116/1” olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, olumsuz kişilik yapıları şahsi halleri suç işleme konusundaki eğilimleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle taleblerin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanıklar ... ve ... hakkında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., , ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına, ” tümcesi ile yargılama giderlerine ilişkin bölüme “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş; 1- Oluş ve dosya içeriğine göre; 31.05.2006 günü saat 21.00 ile 01.06.2006 günü saat 07.40 saatleri arasında belirlenemeyen bir zaman diliminde katılan ...'ın iş yerinin arka duvarını delip 150 karton yerli ve yabancı marka sigara, 600.-YTL 'sı değerinde telefon kontör kartı, miktarı belirlenemeyen bozuk para ile birlikte 2500.-YTL paranın çalındığı, katılanın toplam 11.100.-YTL zararının bulunduğu, 01.06.2005 günü saat 12.30 sıralarında kolluk kuvvetlerine gelen telefon ihbarında dört şahsın çuvallar içerisinde bulunan sigara paketlerini Tatlıcak köprüsü civarında paylaştıklarının bildirimi üzerine olay yerine giden kolluk kuvvetlerinin; uzunca bir çukur içerisinde beş kişinin bulunduğunu gördükleri, kolluk kuvvetlerini fark eden faillerden dördünün ellerindeki çuvallar ile birlikte yanlarında bulunan iki motorsiklete binerek kaçmaya başladıkları, bir failinde yaya olarak kaçtığı, yapılan kesintisiz takip sonucu, sanık ... ve dört çuval içerisinden 118 karton çeşitli markalarda yerli ve yabancı sigara ile 55 YTL bozuk para ile adı geçen sanığın yapılan üst aramasında 2310 YTL.-paranın da el konulduğu, 01.06.2006 günlü olay tutanağı içeriğine göre de; sanık ...'nın yakalandığında kaçan kişilerden birinin sanık ... olduğu diğer faillerin ise çevreden yapılan araştırma sonucunda sanık ... , sanık ... ile yakalanamayan Mülazım Altıntaş'ın olduğunun belirlendiği, sanık ...'ya 01.06.2006 günlü yaptırılan teşhiste sanık ...'nın olay anında yanında bulunan ve kaçan dört kişiden biri olduğunun tespitinin yaptırıldığı; Sanıklar ... ve ...'ın da yakalandığı ancak sanıkların suç arkadaşı olan ...'ın yakalanamadığı ve soruşturma evrakının Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/16816 sırasına kaydedildiği, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği tutanakta imzaları bulunan tanıklar kolluk görevlileri , ... tutanakların içeriklerinin doğru olduğunu ve kendileri tarafından yakalanan sanık ...'nın beyanı üzerine diğer sanıkların yakalandığını ifade ettikleri, sanık ...'nın amcası olduğunu bildiren tanık ... ise ... dışındaki sanıkları kolluğa kendisinin ihbar ettiğini, bunların yargılamalarının devam ettiğini olay günü sanık ... ihbar etmediğini ve olay yerinde görmediğine ilişkin 11.04.2006 günlü dilekçeyi mahkemeye sunduğu, 01.06.2006 günlü kolluk tarafından tutulan tutanakta sanık ...'nın teslim olduğunda yanında bulunan cep telefonunun incelemesinde adı geçen sanık tarafından telefona takılı bulunan 0 535 453 66 20 nolu telefon hattından o tarih itibari ile yakalanamayan sanık ...'nun kullandığı 0 543 256 32 09 numaralı telefon ile arama yapıldığının belirlendiği, sanık ...'nın 01.06.2006 günlü sanık ...'nun 21.06.2006 günlü kollukta savunman huzurunda alınan beyanlarında yukarıda belirtilen tutanak içerindeki gsm hatlarını kullandıklarını beyan ettikleri ancak mahkemece istenen gsm kayıtlarında söz konusu aramaların 01.06.2006 tarihi itibari ile bulunmadığı, sanık ... 12.04.2007 günlü oturumda suç tarihinde 0 533 694 81 02 numaralı gsm hattını kullandığını, soruşturma aşamasında belirtilen gsm hattını kullanmadığını ileri sürdüğü ve yargılamanın bütün aşamalarında adı geçen sanığın atılı suçu kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; olay tarihinde kolluk tarafından tutanak içeriğine göre sanıklarla birlikte olduğu belirlenen ve kaçan ...'ın dosyasının akıbeti araştırılıp gereğinde ve olanaklı ise sanık ...'nın da bulunduğu oturumda tanık sıfatıyla suç konusu eylem hakkında bilgisi saptanıp ve 0 535 453 66 20 ve 0 543 256 32 09 nolu telefonların suç tarihinden önce ve sonra son 15 günlük konuşma kayıtlarının gsm operatörlerinden HTS raporları alınarak olay sonrası tutulan tutanağın içeriği ile ne ölçüde uyumlu olduğu saptanıp, 01.06.2006 günlü tutanağı düzenleyen kolluk kuvvetlerinin tanık sıfatıyla çağrılıp olay tarihinde suç yerinde kaçtıklarını gördüklerini belirttikleri kişilerden birisinin ... olup/olmadığı hususundaki yeminli beyanları alındıktan sonra sonucuna göre sanık ...'nın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Sanıklar ... ve ...'ya yüklenen 5237 sayılı Yasanın 151/1. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun, suç tarihi itibari ile 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunulup sonucuna göre, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Kabul ve Uygulamaya göre de; Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu için kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK uyarınca, temel uygulama maddesinin “116/2” yerine, “116/1” olarak yanlış yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... , ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.