Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/21102 E. 2012/2832 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/21102
- Karar No
- 2012/2832
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ve arkadaşlarının, yakınana ait işyerine girmek suretiyle hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 Sayılı TCK’nın 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca, sanık hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Tanık ...'ın dinlendiği 19/02/2007 günlü talimat oturum tutanağının Hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nun 219/1 ve 232/7. maddelerine aykırı davranılması, 2-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması, 3-) 29/11/2006 tarihli talimat oturumunda sanığın, yakınanın zararının karşıladıklarını iddia etmesi karşısında; bu husus yakınandan sorulup araştırıldıktan sonra 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi, 4-) Sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 62/2. maddesinin uygulanması sırasında, 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 2 ay 20 gün yerine, 1 yıl 14 ay 20 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu daha az cezaya hükmedilmesi, 5-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.