Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/20742 E. 2012/2199 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/20742
Karar No
2012/2199
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :.Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık ...'in, başka suçtan tutuklu bulunduğu aynı yer yargı çevresinde bulunan Kırklareli E Tipi Kapalı Cezaevi aracılığıyla temyiz dilekçesini gönderdiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesi gereğince duruşmaya getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/2-b maddesi ile temel ceza belirlenirken alt sınırın 3 yıl olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle daha az ceza verilmesi, 3-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması, 4-) Sanıkların, yakınanın bağırması üzerine çevrede bulunanlar tarafından kesintisiz takip sonucu yakalandıklarının anlaşılmasına göre, eylemin kalkışma aşamasında kaldığı düşünülmeden, tamamlandığı kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 5-) Sanık ...’in önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanıkla anlaşarak suça doğrudan katılıp suçu birlikte işledikleri gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, 6-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, 7-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı ve en ağır cezayı içeren ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiğinin düşünülmeden, iki farklı ilama yer verilmek suretiyle sanıklar hakkında yazılı biçimde uygulama yapılması, 8-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/20742, K. 2012/2199, T. 14.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-20742-e-2012-2199-k-38ff17c5f06f