Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/1026 E. 2010/1934 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/1026
Karar No
2010/1934
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- İş yerinden pencere demir parmaklıklarını ve camı kırarak yapılan hırsızlık suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden,aynı maddenin 2.fıkrasının (d) bendi ile hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin, birden fazla kişi ile birlikte iş yerinden pencere demir parmaklıklarını ve camı kırarak yapılan hırsızlık eyleminin,yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4,119/1-c.maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılması ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 3- 5237 sayılı TCK2nın 143/1.maddesi ile uygulama yapılırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan artırma yapılması ve hesap hatası sonucu 6 yıl 8 ay yerine 6 yıl 7 ay hapis cezasına hükmedilmesi, 4- 15.05.2004 tarihinde işlenen suç nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 31/3.maddesinde 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki düzenleme gereğince, sanıkların cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, aynı maddenin 4. fıkrasına aykırı olarak,suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanıklar hakkında uygulanamayacağının ve uygulamaya göre de anılan maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, 6- Sanık ...’un tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi ve uygulamaya göre de adı geçen sanığın suç tarihinde 15 yaşını bitirmiş olması ve adli sicil kaydında yazılı suçlar için hakkında 765 sayılı TCK’nın 55/3.maddesinin uygulanmış olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin 5.fıkrası gereğince, aynı maddenin 6 ve 7.fıkralarının uygulanamayacağının gözetilmemesi, 7- Sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 ve 24; sanıklar ... ve ... hakkında da aynı Yasanın 24.maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ..., ... ve ... savunmanı ile sanık ...’ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle ak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/1026, K. 2010/1934, T. 01.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-1026-e-2010-1934-k-a75f28401de9