Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/950 E. 2026/10516 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/950
Karar No
2026/10516
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1938 Esas, 2025/1927 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/2117 Esas, 2025/1600 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ..., ... Mahallesi (...) 9 58... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin çok yüksek tespit edildiğini, emsal alınan taşınmazın uygun olmadığını, yıpranma payı haricinde, eksik imalat hesabı yapılması gerektiğini, faiz hükmünün hatalı olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm vermek için yeterli ve elverişli olmadığını, aynı bölgede istinaf denetiminden geçen taşınmazların birim fiyatları ile somut davada tespit edilen birim fiyatlar arasında çelişki bulunduğunu, yapı bedellerinin düşük olduğunu, idare tarafından hazırlanan kıymet takdir raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapı alanları, nitelikleri, yaşları, üzerinde mevcut bulunan ağaçlar ile ilgili çelişkilerin giderilmediğini, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşları, sayılarının ve cinslerinin tespiti yapılmadan, eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması yasal mevzuata aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı kamulaştırma kapsamında yakın konumda bulunan taşınmazlar yönünden belirlenen birim fiyatları dikkate alınarak, davaya konu taşınmaz bakımından metrekare birim değerinin olarak 2018 dava yılı için 1.804,65 TL olarak tespit edilmesinin doğru olduğu, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kamulaştırma bedelinin hesaplaması yapılırken dava tarihinin baz alınmasının, dava konusu edilen muhdesatlardan yapılar ile ilgili bedel hesaplanırken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2018 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ fiyatlarından faydalanılmasının, yapılar için yaş ve niteliklerine göre uygun yıpranma oranlarının uygulanması ve buna göre muhdesatların değerinin belirlenmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara ve zemin bedeline usulünce değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4.Kamulaştırma bedeli 598.119,00 TL olarak tespit edildiği halde, davalıya 411.139,67 TL ödenmesine karar verilerek infazda tereddüte sebebiyet verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3- İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (3-a) bendinde yer alan "411.139,67" sayısının çıkartılması, yerine "598.119,00" sayısının yazılması,

b) (3-b) bendinde yer alan "halinde" kelimesinden sonra gelmek üzere, "113.866,83 TL'lik kısmının işlemiş neması ile birlikte kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/950, K. 2026/10516, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-950-e-2026-10516-k-4c18434a364f