Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/627 E. 2026/10321 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/627
Karar No
2026/10321
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/800 Esas, 2025/1886 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Babaeski 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/563 Esas, 2022/697 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, Babaeski ilçesi, ... köyü 2 04... parsel sayılı taşınmaza direk dikilerek ve enerji nakil hattı geçirilerek el atıldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan ürünlerin verim miktarının ve birim fiyatının düşük hesaplandığını, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, münavebenin hatalı belirlendiğini, objektif değer artışının en az %600 olarak hesaplanması gerektiğini, tesis edilen kamulaştırma işlemi sonrası taşınmazdan tasarrufun imkansız hale geldiğini, değer kaybı oranının en azından %20 olarak hesaplanması gerektiğini, üretim masrafları brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare lehine red üzerinden vekâlet ücretine ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğini, irtifak nedeniyle belirlenen değer azalışı oranının yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranın hatalı belirlendiğini, objektif değer artış oranını belirleyen hususların denetlenebilir şekilde karşılaştırılmadığı gibi mükerrer değer artışına neden olunduğunu, taşınmazın arta kalan kısmında değer kaybı olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen dava konusu parsel için % 7,40 düzeyinde yüksek oranda değer düşüklüğü belirlendiğini, takyidatların bedele yansıtılmamış olmasının hatalı olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, pilon yeri için yapılan 121,00 m²lik kamulaştırma alanı taşınmazın tüm alanından düşülmeden irtifak hakkı bedelinin hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pilon yeri ve enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan arazi niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu net gelir esasa alınarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre irtifak hakkı bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranının belirlenmesinin de yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının taşınmazın konumuna uygun düştüğü, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu olduğu, 1983 yılından sonraki fiili el atmalarda nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, davanın niteliği gereği idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının doğru olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Kırklareli ili, Babaeski ilçesi, ... köyü 2 04... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/627, K. 2026/10321, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-627-e-2026-10321-k-04dcf94aaffc