Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/612 E. 2026/10503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/612
Karar No
2026/10503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2013 Esas, 2025/2055 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/105 Esas, 2025/17 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 28... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığına dair şerh konulduğunu, şerh nedeniyle taşınmazın tasarruf imkanının ortadan kalktığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından herhangi bir kamulaştırma ya da trampa talebinde bulunmadığını, taşınmazın tapu kaydında sit şerhi bulunduğunu, davacı taşınmazı 29/12/2021 tarihinde satın aldığından taşınmazın arkeolojik ve doğal sit alanı içerisinde yer aldığını bildiğini, kamulaştırmasız el atma bedelinin fahiş olarak yüksek belirlendiğini, fiili el atma olmadığından nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre 14.10.1978 tarihinden bu yana 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kaldığı, sit sınırlarını kapsayacak şekilde hazırlanarak onaylanmış herhangi bir koruma amaçlı imar planının bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Bakanlık tarafından taşınmaza çit, tel örgü, duvar vb. yollara müdahalede bulunmadığı gibi taşınmaz üzerinde herhangi bir bilimsel bir kazı çalışması yapılmadığı, taşınmaza tapu kaydına sit alanı şerhi konulması dışında fiili olarak el atılmadığı, bu nedenle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazın 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmesinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 1 kapsamında hukuki el atma olarak değerlendirilemeyeceğinden davalı idare yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken aksi kanaatle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın 1. Derece Arkeolojik sit alanında bulunması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, inşaat yasağı olduğunu, takas imkanı bulunmadığını, bu nedenlerle belirsiz süreyle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/612, K. 2026/10503, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-612-e-2026-10503-k-ac1e738a029b