Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3822 E. 2026/8564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3822
Karar No
2026/8564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/658 Esas, 2025/2466 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 404 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, münavebe deseninin yörede uygulanmayan ürünlerden kurulduğunu, ürün birim fiyatlarının yüksek tutulduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileriyle fark yaratan maliyet kalemlerinin somut olarak açıklanmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yola cepheli hale geleceği ve böylece değer artışı oluşacağı dikkate alınmadan değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri mısır(dane), buğday/saman, s. mısır verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4, masrafların brüt gelirin 1/3 oranında kabul edilmesinde, bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında %10 objektif değer artışı uygulanarak metrekare birim fiyatının 144,29 TL/m² olarak belirlenmesinde, taşınmaz tapu kaydında yer alan irtifak hakkı şerhi nedeniyle taşınmaz bedelinde %5,39 değer düşüklüğü olacağının kabulü ile bu oranda indirim yapılmak suretiyle taşınmaz bedelinin 136,51 TL/m² olarak belirlenmesinde, ceviz ağacı bedelinin maktu değerinin, diğer ağaçların ise odun bedelinin bedele eklenmesinde, taşınmazın arta kalan kısmında %20 değer azalışı olacağının kabulünde, taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi ve Anayasa Mahkemesinin ihlal kararları çerçevesinde davacı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediği, dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında tespit edilen ve davalıya ödenmesine karar verilen bedelin mahsubu ile bakiye kısma kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiği hâlde, yasal faiz uygulanması doğru değil ise de istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı, eleştirilmekle yetinildiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3822, K. 2026/8564, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3822-e-2026-8564-k-68c54f7eb882