Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3737 E. 2026/8581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3737
- Karar No
- 2026/8581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5257 Esas, 2025/2574 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 93 93... (eski 772) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın birinci sınıf sulanabilir tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu, taşınmazın il merkezine ve ana arterlere yakınlığı sebebiyle objektif değer artışının dikkate alınması gerektiğini, arta kalan kısımda değer düşüklüğü hesaplanmasının zorunlu olduğunu, davanın dört ay içinde sonuçlanmaması halinde bedele faiz yürütülmesi ve müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hesaplama yöntem ve ölçütlerine aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın tarım arazisi niteliği bakımından objektif değer artışının uygulanmaması gerektiğini, raporda belirtilen objektif unsurların kapitalizasyon oranının belirlenmesinde dikkate alınması gereken hususlar olduğunu, kullanılan münavebe deseninin ve üretim verilerinin gerçeği yansıtmadığını, ayrıca müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bozma öncesi yargılamada davacı idareye iki kez süre verilmesine rağmen kamulaştırma bedelinin süresinde depo edilmediğini, 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davanın reddi gerekirken kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, iki yıl önceki değer üzerinden hüküm kurulmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada davacı idare vekiline 26.12.2023 tarihli celsede kamulaştırma fark bedeli olarak tespit edilen 1.507.892,61 TL'nin depo edilmesi için 15 günlük süre verildiği, duruşma zaptının davacı idare vekiline 01.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, İlk Derece Mahkemesince 27.02.2024 tarihli celsede uygun şekilde ikinci kez 15 günlük kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının hatırlatıldığı, bu kararın 04.03.2024 tarihinde davacı idareye tebliğ edildiği davacı idare vekilinin verilen sürede bedeli yatırmaması nedeniyle 26.03.2024 tarihli celsede davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesini talep ettiği ve Mahkemece davanın usulden reddine karar verildiği; davacı idarece verilen kesin süre olan 15 günlük süreden sonra 19.04.2024 tarihinde kamulaştırma bedelinin depo edildiği, Dairelerinin kaldırma kararından sonra davalı vekili 24.09.2024 tarihle celsede davanın reddine karar verilmesini talep ettiğinin belirlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 4650 sayılı Kanun'la değişik 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre Mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verileceği, gereken hallerde bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere Mahkemece uzatılabileceği hükmünün düzenlendiği, somut olay değerlendirildiğinde; davacı idarenin usulüne uygun şekilde verilen sürelere rağmen bedeli depo etmediği; davacı tarafça verilen kesin süre olan 15 günlük süreden sonra istinaf aşamasında 19.04.2024 tarihinde kamulaştırma fark bedelinin depo edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin süresinde yatırılmamış olmasının tek başına davanın reddini gerektirmediğini, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde süresinde yatırılmama hâlinde davanın reddedileceğine dair açık bir düzenlemenin bulunmadığını, bedelin sonradan eksiksiz olarak yatırılmış olması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini, şekli eksikliğin esas alınmasının kamu yararı, ölçülülük ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına aykırı bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.