Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3640 E. 2026/10337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3640
- Karar No
- 2026/10337
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/187 Esas, 2025/228 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1890 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2023/1541 Esas, 2024/1952 Karar sayılı kararıyla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazın ... Barajı ... Tüneli yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazlarda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede; 1890 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile "7500 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve Mustafakemalpaşa 1.Asliye Hukuk Mahekemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/356 Esas sayısı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tapu iptali ve tescili davası açıldığı, 19.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda da "Alçak basık kıyı özelliğinde olan dava konusu taşınmazın Kıyı Kenar Çizgisinin içerisinde kaldığı anlaşılmaktır. " diye belirtildiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince hâkim Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir uyuşmazlıkta maddi vakıaları belirtme ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Husumet ehliyeti ise mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken dava şartlarından olup somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.