Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3187 E. 2026/12353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3187
- Karar No
- 2026/12353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2330 Esas, 2025/1275 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/110 Esas, 2024/211 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Batman ili, ..., ... Mahallesi 37 76... parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı halde fiilen yol olarak kullanıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planı üzerinde taşınmazın bir miktarı yolda iken, geriye kalan büyük kısımda davacının yapısının mevcut olduğunu yolda kalan kısmın davacının yapısının inşaat çekme payı olduğunu, yapılan yol ile davacıların arta kalan taşınmazının değer kazandığını, davacının bina çekme payı için boş bırakması gereken yerin bedelini talep etmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu taşınmaz maliklerinin talebiyle ifrazen oluşup, olduğu gibi imar planına dahil edilen kadastral parsel olduğundan ve parselden düzenleme ortaklık payı kesilmediğinden, taşınmazın arta kalan kısmında değer artışı meydana geldiğini, taşınmazın bedelinin tespiti ile tespit edilecek bedelden bunların düşülmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah tarihinden sonra imar düzenlemesi yapıldığından mevzuat ve içtihatlarda açık olarak belirtildiği üzere vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerekirken, maktu alınmasının hatalı olduğunu, başkaca incelemeye gerek olmadan lehine ıslah ile davanın değerinin çıkardığı 1.230.029,89 TL üzerinden hesaplanan nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait taşınmaza dava tarihi itibarıyla kamulaştırma işlemi yapılmaksızın el atıldığı ancak yargılama devam ederken dava konusu taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi gereğince yapılan imar uygulaması sonucu el atılan alanın düzenleme ortaklık payı kesintisinde kaldığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava tarihinde davacının haklı oluşu, ıslah dilekçesinin sunulduğu, ıslah harcının yatırıldığı tarih, imar uygulaması tarihi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı lehine ıslah dilekçesindeki dava değeri üzerinden hesaplanan nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğinden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın bedelinin yüksek hesaplanması nedeniyle vekâlet ücretinin de yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazda 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi gereğince yapılan imar uygulaması sonucu davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargılama aşamasında yapılan imar uygulaması sonucunda davanın ıslah tarihinden sonra konusuz kaldığı ve davanın açıldığı tarihte davacı tarafın haklılık durumuna göre ıslah dilekçesindeki dava değeri üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.