Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/306 E. 2026/10911 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/306
Karar No
2026/10911
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2386 Esas, 2025/2036 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/439 Esas, 2025/96 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 18... , 30, 31... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuyla belirlenen kamulaştırma bedelinin 593.505,17 TL değil 953.436,10 TL olduğunu, bunun 359.930,93 TL'sinin acele kamulaştırma ile yatırıldığını, bakiye 593.505,17 TL'nin de bankaya yatırılarak davanın kabulüne karar verildiğini, ancak kamulaştırma bedelinin kararda hatalı olarak 593.505,17 TL acele kamulaştırmadan kalan bakiye ise 233.574,24 TL olarak gösterildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim giderlerinin düşük hesaplandığını, münavebe hesabında gerçek olmayan bir bedel tespit edildiğini, takdir olunan %4 kapitalizasyon faiz oranının dava konusu taşınmaz için uygun olmadığını, bu oranın en az %6 olması gerektiğini, %80 oranında hesaplanan objektif değer artışının dava konusu taşınmaz için son derece yüksek olduğunu, enerji nakil hattının geçiş güzergahının hesaplanan oranda değer düşüklüğü yaratmayacağını, davanın tek bir davalıya dört parsel üzerinden açıldığını, davalı lehine dört vekâlet ücreti hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili lehine vekâlet ücreti takdir edilmediğini iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda uygulanan verilerin resmi verilere uygun bulunduğu ve münavebeye alınan ürünlerin yörenin münavebe sistemi ile uyumlu olduğu, bilirkişi kurulunca belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranının taşınmazın konumuna uygun düştüğü, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu, ancak bedel ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün hatalı tesis edildiği gerekçeleriyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/306, K. 2026/10911, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-306-e-2026-10911-k-62a8289f962b