Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/259 E. 2026/10307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/259
Karar No
2026/10307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1013 Esas, 2025/1762 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/26 Esas, 2022/388 Karar

Taraflar arasındaki ipoteğin terkininin tedbiren durdurulması ve ipotek bedelinin güncellenmesi istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi 304 53... parsel sayılı taşınmazda müvekkili lehine 120.000,00 ETL (Eski Türk Lirası) kanuni ipotek tesis edildiğini, belediye lehine kurulu ipoteğin terkininin teminatsız olarak durdurulmasını, Belediye lehine kurulu ipotek bedelinin dava tarihine uyarlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ipoteğin tesis edildiği 1988 yılında müvekkilinin malik olmadığını, 15.03.2001 tarihinde satış suretiyle taşınmazda malik olduğunu, dava konusu ipotekten sorumlu tutulamayacağını, taşınmaz üzerinde ev olmadığı için ipoteğin varlığından da söz edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek bedelinin düşük belirlendiğini, ipotek bedelinin güncellenmesi yönteminin hatalı olduğunu, ipotek bedeli güncellenirken borçlunun arsa değeri üzerinden borçlandığı hususunun dikkate alınmadığını, ipotek tesisine konu olan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek ipotek bedelinin güncellenmesi gerektiğini, davanın 7181 sayılı Kanun’la 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 883 üncü maddesine eklenen fıkra ile 7181 sayılı Kanun’la 2644 sayılı Tapu Kanunu’na (2644 sayılı Kanun) eklenen Geçici 4 üncü maddede belirtilen süre içinde açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine yaklaşık 30 yıl önce konulan ipoteğin aradan geçen zamanda enflasyon ve diğer ekonomik gelişmeler neticesinde değerini yitirdiğini ve ipotek bedelinin günümüz ekonomik koşullarına göre güncellenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde mevcut tapu kaydının incelenmesinde; İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi 304 53... (yeni 46) parsel sayılı taşınmazın ev niteliği ile davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacı ... lehine 11.04.1988 tarihli ve 2000 yevmiye numaralı işlem ile 120.000,00 ETL bedelli ve 1 yıl süreli ipotek tesis edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafından ödenmediği iddia edilen ipotek bedeline ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılmadığı ve bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 150/c maddesi gereğince taşınmaz üzerine icra müdürlüğünce şerh konulmadığının görüldüğü, eldeki davanın 7181 sayılı Kanun ile 4721 sayılı Kanun'un 883 üncü maddesine eklenen ikinci madde ile 2644 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4 üncü madde kapsamında dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin tapu maliklerinin tapu müdürlüğüne müracaatları sonucu terkin edileceğinin düzenlenmesi üzerine davacı tarafından yasada düzenlenmiş olan terkin süresinin başladığı 01.01.2020 tarihinden sonra ve kanunda belirtilen 30 günlük sürenin dolmasından önce 16.01.2020 tarihinde dava konusu taşınmazın üzerindeki ipoteğin terkininin önlenmesi yönünde öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yargılamaya devamla dava konusu ipotek bedeli olan 120.000,00 ETL'nin dava tarihindeki bedele uyarlanması/güncellenmesi istemiyle açıldığının görüldüğü, 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci maddesi ile "24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanunun geçici 6. maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmü getirildiği, bu nedenle Mahkemece, 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci madde uyarınca taşınmazın değeri, uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilip, tespit edilen bu bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak ipoteğin terkininin tedbiren durdurulması ve ipotek bedelinin güncellenmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın ipotek konulduktan sonra davalıya satılmış olduğu anlaşıldığından, davalının tapudaki miktar üzerinden sorumlu olup, ipoteğin arttırılacak bölümünden ipotek işleminin tesis tarihindeki eski malik ... Arap'ın sorumlu olduğu gözetilerek davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmek suretiyle, eski malikin mirasçıları davaya dahil ettirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

3. 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 12 nci madde ile; "24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır." hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta davacı tarafın idare olduğu hususu gözetilerek uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle ipotek bedelinin dava tarihine güncellenmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan yapılan hesaplamaya dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/259, K. 2026/10307, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-259-e-2026-10307-k-10afed1b78d4