Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2358 E. 2026/8875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2358
- Karar No
- 2026/8875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1906 Esas, 2025/1394 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmeler içerdiğini, taşınmazın tarımsal niteliği, ulaşım durumu, toprak yapısı ve ekonomik gerçek değerini yansıtmadığını, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, kamulaştırma bedelinin hakkaniyetten uzak olduğunu, emsal taşınmazlara göre fahiş bir değerin tespit edildiğini, taşınmazın toprağının verimsiz olduğunu, su tutma kalitesinin düşük olduğunu, değerinden çok yüksek bedel tespit edildiğini, vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplamalar olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, belediye imkanlarından faydalandığını, kabul etmemekle birlikte tarım arazisi olarak taşınmazın kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarının ve her unsurun ayrı ayrı değerinin tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazın sulanmadığından bahisle kuru tarım arazisi vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, yılın 2-3 aylık bir bölümünde haricen sulamaya ihtiyaç duyulmadığını, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu, metrekare birim fiyatının çok düşük belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının %3'ü geçmemesi gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek enflasyon sebebiyle eridiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca faizin dava tarihinden itibaren ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "11/08/2023 tarihinden işbu karar tarihine kadar yasal faiz '' cümlesinin çıkarılması, yerine ''dava tarihinden 02.05.2025 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.