Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1740 E. 2026/10848 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1740
Karar No
2026/10848
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2238 Esas, 2025/1762 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 Esas, 2023/143 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, Yomra ilçesi, ... Mahallesi 6 50... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kamulaştırma bedelini yasal sürede ödemediğini, rapor ile karar tarihi arasında 8 aylık bir süre geçtiğini, bunun yasal faiz tutarının 15.300,00 TL iken 8 aylık dönemde taşınmaz değerlerinin artışını karşılamasının mümkün olmadığını, bu nedenle hüküm tarihine yakın zaman içinde taşınmazın gerçek değerinin saptanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve satış akit tabloları getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu bilirkişi kurulu tarafından değerinin belirlenmesi bir isabetsizlik görülmediği, davanın niteliği gereğince davacı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece belirlenen fark kamulaştırma bedeli olan 1.774.431,48 TL paranın bloke edilmesi için davacı idare vekiline 30.09.2022 tarihli duruşmada 15 gün süre verildiği, kamulaştırma bedeli yatırılmadığından takip eden duruşmada 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 8 inci fıkrası gereğince davacı tarafa ikinci kez süre verildiği, buna ilişkin duruşma tutanağının elektronik yolla davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı idare tarafından kamulaştırma bedeli öngörülen 15 günlük sürede bloke edilmiş ise de sunulan banka dekontuna göre duruşma öncesinde 10.03.2023 tarihinde bloke edildiği, belirlenen fark kamulaştırma bedeli davacı idare tarafından yasal süresi içinde bloke edilmemiş ise de, mahkemece verilen ikinci sürede depo kararının yerine getirilmemesinin sonuçları ara kararda açıkça gösterilmediğinden, davanın reddine karar verilmesinin olanaklı olmadığı belirtilerek davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1740, K. 2026/10848, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1740-e-2026-10848-k-dd8c028fe90c