Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/15 E. 2026/10712 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/15
Karar No
2026/10712
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5218 Esas, 2025/3615 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/255 Esas, 2025/891 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 28... (eski 569) parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, her ne kadar taşınmaz hakkında acele el koyma kararı alınmış ise de makul süre içinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı idare vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 28... (eski 569) parsel sayılı taşınmazın toplamda 3.903,75 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair acele el koyma kararları alındığını, tespit edilen acele el koyma bedelinin bankaya depo edildiğini, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, kamulaştırma süreci devam etmekte olup bedel tespit ve tescil davasının açılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından acele kamulaştırma dosyalarında ödenen bedellerin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, objektif değer artışı oranının düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının da en düşük seviyede tutularak yeniden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arazi kabul edilirse de objektif değer atış oranının % 300 olması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer azalışı hesaplanması gerektiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, kapitalizasyon faizinin % 4 uygulanıp diğer unsurlar dikkate alınarak dava konusu taşınmaza % 35 objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısma değer azalışı verilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşifte yapılan gözlem, toplanan deliller ve alınan beyanlar doğrultusunda sulu kapama zeytin bahçesi kabul edilerek ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 2023 yılı münavebe listesinde yer alan zeytin ürününde 2022-2023 yılı verim ortalaması alınarak ve gerekçelendirilerek % 35 objektif değer artışı uygulamasının yerinde olduğu, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı göz önünde bulundurulduğunda dava tarihinden 4 ay sonra yasal faizin başlatılmasının yerinde olduğu ve davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin de doğru olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, birleştirilen dava ise kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare adına tapuya tesciline ve yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından dava tarihinden dört ay sonraki tarih olan 24/09/2023'den ilk karar tarihi olan 07/11/2023 tarihine kadar; 2.093.342,51 TL bedele ise dava tarihinden itibaren 4 aylık sürenin bittiği tarih olan 24/09/2023'den karar tarihi olan 01/07/2025 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz" kısmının çıkarılması, yerine; "dava tarihi olan 23.05.2023 tarihinden, ilk karar tarihi olan 07.11.2023 tarihine kadar; 2.093.342,51 TL bedele ise dava tarihi olan 23.05.2023 tarihinden son karar tarihi olan 01.07.2025 tarihine kadar geçen süre için kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/15, K. 2026/10712, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-15-e-2026-10712-k-80c4a9ff7e61