Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9612 E. 2025/14371 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9612
Karar No
2025/14371
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2141 Esas, 2025/877 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/262 Esas, 2022/33 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 45 51... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda ve acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünler için ortalama verim miktarları yerine en yüksek verimler esas alınarak hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın en yakın yerleşim yeri olan ... Mahallesine 290 metre mesafede yer aldığını, dolayısıyla meskun mahalde olup belediye hizmetlerinden yararlanabilecek konumda bulunduğunu, bu nedenle taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerekirken arazi olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, dava tarihi olan 2020 yılı resmî verileri yerine 2019 yılı resmî verilerinin kullanılmasının doğru olmadığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla uygulanan objektif değer artışı oranının düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan kısmın kadastral yola olan cephesini tümüyle kaybedeceği dikkate alınmaksızın değer azalışı bedeline hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli İmar Planı kapsamında Tarımsal Niteliği Korunacak Alanda kaldığı, yol hizmetinden yararlandığı, diğer belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanmadığının bildirildiği, Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlemeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, keza Dairelerinin ikizi olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/283 Esas, 2023/584 Karar sayılı kararı ile ... Mahallesi 45 51... parsel için uygulanan %40 objektif değer artışının uygun görüldüğü, kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/4988 Esas, 2023/11021 Karar sayılı kararı ile onandığı dikkate alındığında, kadastral yola cephesi olan dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, münavebe planına dahil edilen ve yörede yaygın yetiştirilen ürünler dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun ... noktalarda yeterli ve doğru şekilde hazırlandığı, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, kullanım durumu ve geometrik şekli itibari ile taşınmaz için değer azalışı uygulanmamasının yerinde olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan kısmın yol ile bağlantısının değerlendirildiği belirtilmesine rağmen, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden bilirkişi heyetinin değerlendirmesi ile fiili durum arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakta olup kamulaştırma nedeniyle arta kalan kısmın kadastral yol ile bağlantısının kesilip kesilmediği ve bu nedenle arta kalan kısımda değer azalışının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9612, K. 2025/14371, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9612-e-2025-14371-k-0afcabd3da95