Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9609 E. 2025/14369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9609
- Karar No
- 2025/14369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1812 Esas, 2025/869 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/245 Esas, 2022/203 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 45 51... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün tescil yönünden kesin olduğunun belirtilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünler için ortalama verim miktarları yerine en yüksek verimler esas alınarak hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli İmar Planı dahilinde tarımsal niteliği korunacak alanda ve yolda kaldığı, çöp ve diğer belediye hizmetlerden yararlanmadığı, yol hizmetinden yararlandığının bildirildiği, Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan değerlendirmede de arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğu, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, ... Mahallesi 45 51... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 3024,17 TL net gelir ve %4 kapitalizasyon faizi ve %40 objektif değer artışına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/283 Esas, 2023/584 Karar sayılı ilamının onanmasına ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/4088 Esas, 2023/11021 Karar sayılı kararı ve ... Mahallesi 45 56... parsel sayılı taşınmaza ilişkin %4 kapitalizasyon faizi ve %45 objektif değer artışına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/1888 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/1227 Esas, 2024/6999 Karar sayılı kararında belirlenen objektif değer artış oranları da değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın konumu ve özelliklerine göre belirlenen objektif değer artış oranın yerinde olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirtilen ürünler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığının anlaşıldığı, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince bedel tespiti davası sonucu verilen kararların "tespit veya terkin" ile ilgili bölümleri kanun gereği kesin olup İlk Derece Mahkemesince kararda bunun belirtilmemesi sonuca etkili olmayıp, yerinde mahkemeden düzeltme ve tescilin infazı için talepte bulunabileceğinden, kaldı ki gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde "Hükmün kesinleşmesi beklenilmeksizin 2942 sayılı Kanun gereğince karar örneği ile krokinin gereği için ... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine" şeklinde hüküm kurulduğundan bu hususun eleştirilmekle yetinilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.