Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9542 E. 2026/383 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9542
Karar No
2026/383
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/763 Esas, 2025/1968 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/439 Esas, 2021/34 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 13 22... parsel (eski 547 parsel) sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, ürün münavebesinin hatalı yapıldığını, masrafların düşük alındığını, taşınmazın ne şekilde sulandığının rapordan anlaşılmadığını, objektif değer artışı yapılmasına gerek olmadığını, kapitalizasyon faizi oranının hatalı belirlendiğini, arta kalan kısım açısından belirlenen değer kaybı oranının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında sayılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların nazara alınmadığını, kamulaştırma bedelinin benzer taşınmazlara göre düşük belirlendiğini, objektif değer artışı oranının düşük hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatın % 200 objektif değer artışı oranı ilave edilmesi gerekirken bu oranın % 60 alınmak suretiyle hüküm kurulmasının doğru görülmediği, dosya arasında bulunan 2019 yılı Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce düzenlenen sulu şartlarda yetiştirilen buğday, s.mısır, pamuk ve d.mısır ürünlerine ilişkin maliyet cetveline göre net gelirin hesaplanması mümkün olduğundan daireleri tarafından yeniden hesaplama yapılarak birim fiyatının belirlendiği, ayrıca taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmiş olmasına karşın 5.462,86 m²'lik bölüm açısından tescil kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Dava konusu taşınmazın konumu, özellikleri ve aynı kamulaştırma kapsamında Dairemiz denetiminden geçen taşınmazlar dikkate alındığından uygulanan objektif değer artış oranı yerindedir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydı iptal edilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan " davacı ... adına tapuya tesciline" ibaresinden önce gelmek üzere " davalı adına olan tapu kaydının iptali ile " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9542, K. 2026/383, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9542-e-2026-383-k-87553044722e