Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9503 E. 2026/749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9503
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4026 Esas, 2025/738 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/323 Esas, 2024/58 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;................... Mahallesi 14 42... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdiri ve uzlaşma süreçlerinin hukuka uygun bir şekilde tüketilmeden açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırma işleminin dayanağı olan plan değişikliği kararı için Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 2017/1142 Esas sayılı dosya ile yürütme durdurma talepli olarak iptal davası açıldığını, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazların kabul görmemesi halinde taşınmazın gerçek bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar dava açıldığı tarihteki encümen kararının idare mahkemesi kararı ile iptaline karar verilmiş olsa da yargılama esnasında 19.11.2018 tarihinde yeni bir encümen kararı alındığını, sonrasında 05.06.2024 tarihinde 2024/366 sayılı yeni bir encümen kararı daha alındığını, encümen kararı doğrultusunda davaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacı idare tarafından 26.01.2012 tarihli ve 69 sayılı Kamulaştırma Kararının Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 2017/1142 Esas, 2018/937 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmakla iptal edilen kamulaştırma kararına dayanarak adli yargı mahkemelerince bedel tespiti kararı verilemeyeceği, her ne kadar istinaf dilekçesinde encümen tarafından tekrar kamulaştırma kararı alındığı belirtilmişse de böyle bir işlemin yeni bir karar niteliğinde olacağı, sürecin yeniden başlayıp ilgililerin gerekli idari başvuruları yapma süreçlerinin de yeniden doğacağı, incelenen dosyada sonucu beklenen İdare Mahkemesi kararında dava tarihindeki koşullar itibarıyla değerlendirme yapılarak işlemin iptal edildiği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9503, K. 2026/749, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9503-e-2026-749-k-8b0a8d80739b