Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12216 E. 2026/751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12216
- Karar No
- 2026/751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2936 Esas, 2025/1500 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/859 Esas, 2023/502 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ......... ili, ....... ilçesi, ........ Mahallesi 4 73... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki ahşap binanın tarihi değere sahip nitelikte bina olup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiğini, bu bina için teklif edilen değerin gerçeğin çok altında olduğu için uzlaşma görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını, emsal olarak sunulan taşınmaz değerleriyle karşılaştırma yapılmak suretiyle taşınmazın değerinin tespiti ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilâmı dışına çıkılarak eksiklikler tamamlanmak yerine farklı bir emsal ile hesaplama yapıldığını, bu rapora itibarla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yapının dava tarihi itibarıyla taşınmazda olup olmadığının tespitinin gerektiğini, son kararda hükmedilen vekâlet ücretinden önceki kararda hükmedilen vekâlet ücretinin mahsup edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ilk dava tarih, bitişinin ise ilk karar tarihi olması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın imar parseli olmadığı hâlde, davalı belediyenin yanlış cevabı nedeniyle hatalı olarak düzenleme ortaklık payı kesintisi nedeniyle taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını, emsal taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci madde uygulaması görmediğinden düzenleme ortaklık payı kesintisi olmadığı, kadastro parseli niteliğinde olduğunu, Belediyenin 19.12.2022 tarihli ve 7229103 sayılı yazısında dava konusu parsel için "Yapılan inceleme neticesinde 08.03.2018 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15... maddesine göre yol terkini işlemi gördüğünden dolayı imar parseli olduğunun'' bildirdiğini, Belediyenin vermiş olduğu cevapların çelişkili olduğunu, hatalı emsal karşılaştırması nedeniyle taşınmaza düşük değer biçildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un hükümlerine uygun olduğu, emsal taşınmazla kamulaştırma konusu taşınmazın üstün ve eksik yönlerinin usulüne uygun şekilde karşılaştırılarak sonuca ulaşıldığı, taşınmazın konumuna göre belirlenen bedelin makul ve adil olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntemi itibarıyla doğru olduğu gibi üzerindeki yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrası (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamından dava konusu taşınmaz ile bilirkişilerce emsal olarak kabul edilen taşınmazın kadastro parseli mi imar parseli mi olduğu tam olarak anlaşılamadığından dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın değerlendirme tarihi olan dava tarihinde Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dâhil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup cevaplar alındıktan sonra bilirkişi raporu denetlenerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bu husus bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.