Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/95 E. 2025/9962 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/95
Karar No
2025/9962
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1434 Esas, 2024/337 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... köyü 130 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından uğramış olduğu zarar ile ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamuya ait yerlerden olduğu açıkça belli olduğundan tapu malikinin iyiniyetinden söz edilemeyeceğini, bu nedenle tazminata karar verilmesinin yerinde olmadığını, taşınmazın değerinin ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yüksek belirlendiğini, faiz ödemesine ve terkinine ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, ecrimisile hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile harita mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, ...'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen özelliği, dosya kapsamı ve ... Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmazın özelliği ve durumu dikkate alındığında % 35 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, ancak davalı idarece yapılan işlemin ise tapu kaydına şerh koymaktan ibaret olup davacının kullanımını engelleyici fiili bir müdahalesinin olmaması dikkate alındığında ecrimisil şartlarının oluşmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/95, K. 2025/9962, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-95-e-2025-9962-k-8f5334d94307