Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9110 E. 2026/2948 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9110
Karar No
2026/2948
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2829 Esas, 2025/2058 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 27 83... ve 267 (eski 71) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin Mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2020/218 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ve 2021/1302 Esas, 2023/2047 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde, aynı yöreye ilişkin açılan ve Dairelerinin istinaf incelemeleri sonunda benzer davalardaki arsa bedelleri ile uyumlu olduğu için taşınmazların zemin bedellerinin uygun olduğu, ne var ki dava konusu taşınmazların zeminleri kapama ceviz bahçesi niteliğinde olduğu hâlde, Mahkemenin ikinci kararında hiç muhtesat bedeli hesaplanmadığı ve sadece taşınmazların zemin bedeli ile değer kaybı bedelinin kamulaştırma bedeli olarak belirlenmesi doğru olmadığından, gerek kapama ... ve gerekse zemine ekilebilecek mutat tarım ürünlerine ilişkin resmî veriler taşınmazın bulunduğu ... ilçesi ile civar İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden getirtildikten sonra muhtesat bedelinin belirlenmesi konusunda bilirkişi kurulundan istinaf incelemesi sırasında ek raporlar alındığı, ancak bu alınan ek raporların resmi veriler ile uyumlu olmadığı gibi usulüne uygun olmayacak şekilde tespit edilen net gelir kapitalize edilmeksizin dekar başına net gelirin toplam arazi miktarıyla çarpılmak suretiyle ceviz ağaçlarının bedeli belirlendiğinden dosya içerisindeki bilirkişi kurulu ek raporları ve resmî verilerden yararlanılmak suretiyle resen hesaplama yoluna gidilerek, zemine ekilebilecek diğer münavebe ürünlerinin verim ve fiyatları ile üretim masrafları uygun ise de bostanın dekara ortalama verim miktarının düşük alındığı, aynı yerden Dairelerine intikal eden dava dosyalarında sulu tarım arazilerinde bostanın dekara ortalama kilogram veriminin 2500 kilogram alındığı gözetilerek bilirkişi kurulunca alınan diğer veriler aynı kalmak suretiyle resen yapılan hesaplama sonucunda bulunan net gelire % 4 kapitalizasyon faizi uygulanarak kapama ceviz bahçesinin metrekare birim bedelinin 72,22 TL/m², sulu tarım arazisinin metrekare birim bedelinin ise 27,96 TL/m² olduğu, buna göre aradaki fark alınmak suretiyle hesaplanan ceviz ağaçlarının bedelinin ise 386.239,32 TL, toplam kamulaştırma bedelinin de 978.233,94 TL olduğu, öte yandan 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren ... faiz işletilir.” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğinden, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ıncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulanması gerektiği kabulü ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ve 2021/1302 Esas, 2023/2047 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan 293 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2018/4267 Esas sayılı dosyası getirtilerek işbu dosyalardaki bilirkişi raporları da denetlenip varsa ayrılma nedenleri ile Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararında belirtilen hususlardaki tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dava konusu taşınmazın vasfının arsa olup olmadığı hususunun kesin olarak tespiti yönünden bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, dosya içindeki hükme esas alınan bilirkişi raporlarında incelenen emsallerin imar parseli olduğunun kabulü ile değerlendirme tarihindeki kadastral parsel olarak karşılığı belirlendiği hâlde, kıyaslama yapılırken imar parseli olarak karşılığı üzerinden yapılan oranlama ile metrekare birim fiyatı belirlendiği gibi dava konusu taşınmaz ile emsallerin değerlendirme tarihi olan dava tarihinde Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dâhil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden hesaplama yapan rapor hüküm kurmaya elverişli olmaması, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ağaçlara; kapama ceviz bahçesi olarak kabulü ile ceviz net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürününe göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesi yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygun ise de dosya içindeki değerlendirme tarihi olan 2017 yılına ait ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre kapama ceviz bahçesinin metrekare birim fiyatının tespiti gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olmadığı arazi vasfında olduğu, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2017 yılına ilişkin resmî verilerine uygun şekilde kapama ... olarak bedel hesaplanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, bilirkişi raporunun sair yönlerden doğru olduğu ancak dava konusu taşınmazların dosyaya yansıyan niteliklerine göre, kapitalizasyon faizi oranı % 4 olması gerektiği bu durumda, % 160 oranında objektif değer artış ilavesi ile kapama ceviz bahçesi olarak, taşınmazların metrekare birim bedellerinin 209,43 TL/m² üzerinden, 267 parselin kamulaştırma dışında kalan kısmında oluşan % 20 oranındaki değer kaybı ile birlikte iki taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin 1.899.351,65 TL olarak tespiti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların metrekare birim fiyatının bozma kararından öncesine göre daha yüksek belirlendiğini, taşınmazın kapama ceviz bahçesi özelliklerini taşımadığını, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, değer azalış bedelinin hangi ölçütlere göre belirlendiğinin belli olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama ceviz bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9110, K. 2026/2948, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9110-e-2026-2948-k-bf9af878defc