Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/897 E. 2025/10273 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/897
Karar No
2025/10273
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1887 Esas, 2024/3067 Karar KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/13 Esas, 2023/367 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ... ilçesi, ... köyü 414 parsel ( yeni 226 ada 42 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 01.05.2020 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek davalıya tapudaki payı oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca Hazine adına tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın konumu ve özelliği dikkate alındığında %10 objektif değer artışının kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin düşürülmesi ekonomik değeri düşük ürünlerin esas alındığını, masrafın brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen buğday, ş.pancarı karpuz ürünleri münavebeye esas alınarak % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanması suretiyle, gelir metoduna göre resmi veriler uyarınca değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak tespit ve depo edilen fark bedelin işlemiş nemalarıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, dava konusu 410 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu yeni ada ve parsel numarası alarak tapuya kaydedildiği, yüzölçümünün de değiştiğinin anlaşıldığı, taşınmazın yeni oluşan koordinatları itibarıyla kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığı ya da ne kadarlık kısmının kamulaştırma kapsamında kaldığının açıklığa kavuşturulması açısından fen bilirkişisinden ek rapor alındığı, taşınmazın alanının 9.056,60 m²'ye yükselerek tamamının kamulaştırma kapsamında kaldığının belirlendiği, yeniden yapılan hesaplama sonucu kamulaştırma bedelinin 221.524,44 TL olacağı, tespit edilen fark bedelin davacı idare tarafından süresinde depo edildiği, ayrıca, İlk Derece Mahkemesince tespit edilen fark bedelin peşin ödenmesine karar verildiğinden bu tutar yönünden İlk Derece Mahkemesi karar tarihine kadar, yenileme sonucuna göre oluşan fark bedel yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi esas alınarak yasal faize hükmedilmesi ve derhal ödenmesine karar verilen fark bedelin varsa neması ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken yalnızca belirlenen bedelin peşin ödenmesine kararı verilmesi gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin dikkate alınamayacağını, bilimsellikten uzak olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağını, buna rağmen ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olup hükme esas alınamayacağını, münavebeye esas alınan ürünlerin yörede yetişen mutad ürünlerden olmadığını, kapitalizasyon faiz oranının % 6 - 7 olarak uygulanması gerektiğini, acele el koyma tarihindeki birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, taşınmazın sulu değil kuru tarım arazisi vasfında olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi, kadastro yenileme çalışmaları sonucu oluşan güncel tapu bilgileri üzerinden karar verilmiş olması yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün değerlendirme tarihindeki veri cetveli esas alınarak verim ve masraflar yönünden hesaplama yapılması uygun görülmüştür. 4. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/897, K. 2025/10273, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-897-e-2025-10273-k-6e77ba751008