Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/888 E. 2025/11353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/888
- Karar No
- 2025/11353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2011 Esas, 2024/3050 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 Esas, 2024/149 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacılardan ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davacılar bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebi için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, .... ada .... parsel sayılı taşınmaza yapılmış olan müdahale nedeni ile DSİ Genel Müdürlüğüne karşı kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talepli açmış oldukları davada verilen kararın Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2021/13389 Esas, 2022/1493 Karar sayılı kararı ile onandığını ve dosyanın kesinleştiğini, bilirkişi raporlarına göre tespit edilen 2.825.305,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinden ilk davada hüküm altına alınan 9.000,00 TL çıkarıldığında geriye kalan 2.816.305,00 TL değerindeki kamulaştırma bedelinin ve bilirkişi raporlarına göre tespit edilen 379.894,72 TL ecrimisil bedelinden ilk davada hüküm altına alınan 1.000,00 TL çıkarıldığında geriye kalan 378.894,72 TL değerindeki ecrimisil bedelinin fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, mahkeme tarafından yeniden keşif yapılmadan daha önceki bilirkişi raporuna göre karar verilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde toplam vekâlet ücretinin ilk davada verilen vekâlet ücretinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ... yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine ve ecrimisile hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nın 20.09.2021 tarihinde iyi niyetli olarak satış yolu ile pay sahibi olduğunu, yeni malik ...'nın ilk dava kesinleşmeden taşınmazda pay sahibi olduğundan ve taşınmazın davalı adına tescil edildiğinden hissesine düşen bedelin ödenmesi yada payının eski hale gelmesi ve tapuda yapılan yanlışlığın düzeltilmesi için mahkemece yetki ve süre verilmeden karar verildiğini, yeni malikin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarından ecrmisilin zamanaşımı uğramadığını, eski malik ... taşınmazdaki hissesini 2021 tarihinde devrettiğinden ve bu tarihten önce taşınmazın maliki olduğundan beş yıllık ecrimisil ödenmesi gerekirken red kararı verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, idare mahkemesinin görevli olduğunu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, bedelin yüksek tespit edildiğini, arazi toplulaştırması uygulamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olması için Yargıtay tarafından da arandığı üzere kamulaştırma yetkisine sahip bir idarece el atılması, kamulaştırma işleminin yapılmamış olması ve taşınmaza el koymanın geçici değil daimi ve sahiplenme amacıyla olması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, önceki dava taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğundan sonradan açılan eldeki ek dava için mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebi gözetilerek ilk davadaki bilirkişi raporunda belirlenen m² bedeli esas alınarak karar verilmesinde ve ilk dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğini, ancak; İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden hüküm tekrarı ile eski kararın aynısı olan karar verilmesine yer olmadığına karar verilip aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Taraf Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Taraf Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.