Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8444 E. 2026/3307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8444
Karar No
2026/3307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3303 Esas, 2025/2006 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/119 Esas, 2024/595 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 134 87... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, bu taşınmazın imar planında ''anaokulu, park ve yol alanı'' olarak ayrıldığından tasarruflarının kısıtlandığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin eksik belirlendiğini, emsal incelemesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın emsalden çok daha değerli olduğunu, hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı idare ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, sorumlu idarenin, imar planını yapan belediye olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığına karşı husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz 2007 yılından beri imar planında “anaokulu, park ve yol alanında” kaldığı ve bu şekilde malikinin yararlanma olanağı tümü ile kalktığından; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp dava tarihi itibarıyla arsa değerinin tespit edilmesinde ve bedelin, davalı idarelerin sorumluluk alanlarına göre davalı idarelerden tahsiline, bedeline hükmedilen taşınmazdaki davacılar ve murisleri adına olan payların iptali ile ... sorumluluğunda olan bölümün Hazine adına, ... sorumluluğunda olan park alanının ise ... adına tapuya tesciline, ... sorumluluğunda olan yol alanının ise terkinine karar verilmesinde dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8444, K. 2026/3307, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8444-e-2026-3307-k-3cb0ef0adaff