Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8016 E. 2025/15714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8016
- Karar No
- 2025/15714
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1730 Esas, 2025/537 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/90 Esas, 2021/393 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 51 64... parsel sayılı sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini yol alarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde söz konusu yerde 51 64... parsel 50 m² hisseli parsel muris ...'na ait olduğunu, muris ... ile görüşmeler yapıldığını ve uzlaşma sağlanamadığından bahsedildiğini, bu sebeple de kanunlar zikredilerek, kamulaştırma bedelinin tespiti ile ilgili dava tarafa karşı daha sonra da mirasçılarına karşı yönlendirildiğini, ancak muris ve mülk sahibi olan ... davacı evraklarındaki uzlaşma belgesi (03.01.2020) tarihinden çok daha evvel bir vakit olan 07.02.2009 tarihinde vefat ettiğini, dolayısıyla, dava dilekçesinde 2942 sayılı Kanun'un gereğince tarafla görüşmeler sonrası uzlaşma sağlanamadığından bahisle iş bu davanın açılması hususu gerçek dışı olup, izlenilecek prosedür mirasçılara karşı da tebliğ ile yönlendirilmediğinden davanın bu yönlerden reddi gerektiğini, müvekkillerine ise usule uygun tebligat yapılmadığını, dava şartlarının oluşmadığını belirterek öncelikle davacı idarenin kamulaştırma talebi ve gerekçesinin yerinde olmaması, kanunun emrettiği prosedür uygulanmış gibi anlatılmasından ötürü haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı idarece belirlenen ve emsal sunulan değerin kabul edilemeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi sebebiyle taşınmazın gerçek değerinin Mahkemece tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın nitelikleri göz önüne alınığında bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...'ın 07.02.2009 tarihinde vefat etmesi nedeniyle uzlaşma usullerinin uygulanamadığını, izlenilecek prosedürlerin mirasçılara karşı tebliğ edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkillerine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığını, dava şartlarının oluşmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazın rayiç değerinin emsallerine oranla çok düşük olduğunu belirterek kararın itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın belli bir bölümü için yapılacak yol nedeni ile davalı belediyenin encümeni tarafından 13.09.2017 tarihinde kamulaştırma kararı alındığı, dava dilekçesine ekli 17.01.2020 tarihli yazıda davalının uzlaşma görüşmelerine katıldığı yazılı olsa da nüfus kayıtlarına göre davalının kamulaştırma kararından çok önce 07.02.2009 tarihinde vefat etmiş olduğu, usulüne uygun pazarlık görüşmelerinin yapılmadığı anlaşıldığından, her ne kadar Mahkemece davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de idarenin adı geçenin mirasçılarını araştırarak 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca bedel tespiti davası açmadan önce uzlaşma daveti yapması gerekirken bunu yapmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde yazılı satın alma usulünün gereğini yerine getirmeden eldeki davayı açtığı anlaşılmakla, mahkemece, dava şartı olan uzlaşma görüşmeleri usulüne uygun yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. (Aynı yönde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/1332 Esas, 2024/7812 Karar sayılı kararı, ayrıca benzer şekilde 2023/12600 Esas, 2024/5347 Karar sayılı kararı) davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mirasçılara intikal etmediğini, dava açıldıktan sonra davalının mirasçılık belgesinin sunularak mirasçılarının davaya dahil edildiğini, usul ekonomisi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında "İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır." ve döndüncü fıkrasında "İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir." hükümlerine yer verilmiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davalılara uzlaşma konusunda yöntemine uygun çağrı yapılmadığı, pazarlıkla satın alma usulü uygulanmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.