Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7992 E. 2025/17514 K.

Konu: Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7992
Karar No
2025/17514
Karar Tarihi
Konu
Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5906 Esas, 2025/894 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/840 Esas, 2021/1784 Karar

Taraflar arasındaki eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat .. yetki belgesine istinaden, davacı vekili Avukat .. .. duruşmaya katılmıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının bağımsız bölümünün içerisinde son katta, salon önündeki terasta, bodrum katında 170 m² ruhsatlı binada mimari projeye aykırı yatay taşmalar yaparak binayı büyüttüğünü, ilave yapılan yerlerin sitenin ortak alanı olduğunu, bu ilaveler yapılırken müvekkilinin muvafakatinin alınmadığını, proje üzerinde değişiklik yapılmasının kat maliklerinin muvafakatını gerektirdiğini, davalının kaçak olarak yapılan bodrum katı kiraya verdiğini, alınan kiranın site yönetiminin kasasına ait olduğunu belirterek elatmanın önlenmesine ve eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, site yönetim planı 5. Maddede ortak alanların nasıl kullanılacağının belirlendiğini, müvekkilinin inşaat yaptığı yerlerin ortak alan olsa bile kendi kullanımına özgülendiğini ve kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu, dava konusu yeri davacının kullanım hakkının bulunmadığını, bu nedenle davacının dava açma ehliyetinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir yönetimin dava konusu imalatlarla ya da dava konusu olmayan ve fakat dava konusu edilmesi gereken imalatlarla alakalı olarak hiçbir tedbir almadığını, bu ve benzeri imalatlar kat maliklerinin hemen hemen tamamı tarafından yönetim planı ile kendilerine tahsis edilen alanlara, davacının da dahil olduğu bir kısım kat maliki tarafından da sadece kendilerine tahsis edilen alanlara değil bunların dışında kalan genel ortak kullanım alanlarına yapıldığını, bu durumun çok uzun yıllardır süregelmekte olduğunu, bu konu ile alakalı olarak görülen tek davanın ise aleyhinde açılan iş bu dava olduğunu, bu davanın açılmasına ise davacının eşinin yöneticiliği kaybetmesi ve yeni yöneticiyi desteklemesi sonucunda oluşan husumetin sebep olduğunu, iş bu davanın davacısı da dahil olmak üzere bütün kat malikleri aynı durumdayken, hatta davacının genel ortak kullanım alanlarına imara ve projeye aykırı bir kısım imalatlar yapmışken bu davanın sadece kendisine doğrultulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ile ayrı ayrı yerlerde oturmakta olduklarını, birbirlerine komşu dahi olmadıklarını, yapmış olduğu imalatların davacıya hiçbir zararı olmadığını, davacının açmış olduğu iş bu davanın davacıya hiçbir yararı olmadığını, açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafından kötü niyetle açıldığını, kat malikleri genel kurulu ve yönetimler çok uzun yıllar boyunca aykırı imalatlara karşı herhangi bir tedbir almayarak, yasal ya da yargısal bir yola başvurmayarak, ses çıkartmayarak aslında bu imalatların yapılmasına izin verilmesi yönünde örtülü olarak bir karar aldığını, başka bir anlatımla kat malikleri genel kurulu bu imalatlara zımnen muvafakat ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar tarafından yapılan yapıların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesinin hükmüne ve mimari projeye aykırı olduğu , yapı kayıt belgesinin alınması İmar Kanunu'na aykırılığa ilişkin olup, tüm kat maliklerinin onayı alınmadığı ve buna uygun proje değişikliği yapılmadığı için eldeki davanın esasına etkili olmadığı, yapılan inceleme ve dosya kapsamı karşısından mahkemenin verdiği kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkeme kararının doğru ve infaza elverişli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Ana taşınmazlara ait yönetim planlarındaki özgüleme hükümlerinin sadece kullanım hakkı vereceği, ana gayrimenkule ait mimari proje üzerinde değişiklik yapma hakkı vermeyeceği açıktır. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu ve davacının da dava konusu taşınmazda malik olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken aksi halde icra kanalı ile kararın yerine getirilmesine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (1) numaralı bendinde yer alan "aksi halde icra kanalı ile kararın yerine getirilmesine," ibaresinin hükümden çıkartılmak sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7992, K. 2025/17514, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7992-e-2025-17514-k-0b073aae2fa2