Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7103 E. 2026/2751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7103
Karar No
2026/2751
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/115 Esas, 2022/136 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan tespiti ile kamulaştıılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri ile davalı ... ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 55... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından mülkiyeti davalıya ait bulunan taşınmazın kamulaştırılmasına kararı verilmiş olduğunu, kamulaştırma bedelin düşük olduğunu, bu nedenle kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep etmiştir

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.06.2013 tarihli ve 2012/184 Esas, 2013/272 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükme esas bilirkişi raporunda özel amaçlı satış emsal alındığından hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi kabule göre de; dava konusu taşınmazın tapu kaydında "... Çevresindeki Tescilli İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Anıtsal Yapıların Koruma Alanında Bulunmaktadır" şeklinde tapu kaydında mevcut şerhin, taşınmazın değerinde oluşturması kaçınılmaz olan değer kaybı ile ilgili olarak, inşaat yoğunluğu, proje çeşitliliği, kat sayısı vs. gibi hususlarda anıtsal yapı koruma alanı dışında kalan komşu parseller ile dava konusu taşınmaz arasında değer kaybı yönünde olumsuz bir durum meydana getirip getirmediği Belediye İmar Müdürlüğü ve Koruma Kurulundan sorularak yazı cevaplarını karşılar ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime elverişli olmayacak şekilde tanzim edilen rapora göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.09.2017 tarihli ve 2014/144 Esas -2017/545 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda kamulaştırma işleminin iptali için Manisa 1. İdare Mahkemesinin 2012/997 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, işlemin iptaline ilişkin kararın Danıştay 6.Dairesince onandığı ve karar düzeltme aşamasında olduğu dikkate alındığında idari yargı kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri ile ... ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idari yargıya konu dava dosyası yeterince incelenmediğini, iptal davasında belirtilen gerekçenin şekil eksikliğine dayandığını ve idarece şekil eksikliğinin giderildiğini ve planın yeniden kabul edildiğini, eksik incelemeye dayalı karar ile ilgili olarak da temyiz talebinde bulunulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılarca açılan Manisa 1. İdare Mahkemesi 2012/997 Esas, 2015/82 Karar sayılı ilamı ile 14.12.2011 tarih ve 962 sayılı kamulaştırma kararı ile kamulaştırması yapılan taşınmazlara ilişkin encümen kararının “... Çevresindeki tescilli Anıtsal Yapıların Koruma Alanı Koruma amaçlı İmar Planı’nın kamulaştırılan taşınmazların çevresindeki tescilli yapıların korunması amacıyla mı bölgenin jeolojik sakıncaları nedeniyle mi yapıldığı konusunun açık olmadığı, dayanak planının uzun yıllar uygulanmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığı, kamulaştırma kararının alındığı ve uygulandığı dönem nedeniyle yetki yönünden sakat olduğu nedeniyle iptaline karar verildiği ve Danıştay 6. Daire Başkanlığı’nın 15.10.20 15... /4438 Esas, 2015/6029 Karar sayılı kararla yerel mahkemenin ilamı onandığı, karşı yan anılan iş bu onama kararına ilişkin olarak karar düzeltme yoluna başvurmuşsa da Danıştay 6. Dairesinin 2016/554 Esas, 2016/1542 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verildiğinden davanın reddi gerektiği, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... ... temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, yeterli emsal araştırması yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

3. Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; eldeki dosya davalısı ... tarafından kamulaştırma kararının iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde dava konusu işlemin kesin olarak iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından adı geçen davalı yönünden kamulaştırma işleminin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesi ile eldeki davada uygulanmasına devam olunan 2942 sayılı Kanun'un 14/son maddesi uyarınca açılan davanın sonuçlarının açmayanları etkilemeyeceği de gözetilerek davanın idare mahkemesine dava açan ... payı yönünden reddine karar verilmesi, diğer davalılar yönünden ise işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin ileri sürdükleri temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri ile davalı ... ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idare ve davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7103, K. 2026/2751, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7103-e-2026-2751-k-950ccb7c675c