Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6745 E. 2026/808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6745
- Karar No
- 2026/808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/734 Esas, 2025/458 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 1 63... , 1 73... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2018/198 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin usulüne uygun olarak verilen kesin süreye rağmen davacı idarece depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli ve 2021/2518 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararıyla; istinaf aşamasında kamulaştırma bedelinin depo edildiği, tarım arazisi vasfındaki dava konusu taşınmazlara net gelir metoduna göre 2018 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınıp taşınmazların köy yerleşim alanına ve civarındaki kara yola mesafesi gözetilerek % 10 oranında objektif değer artışı uygulanması, ağaç ve yapı muhdesat bedellerinin tespit edilen bedele eklenmesi suretiyle toplam kamulaştırma bedelinin 905.000,78 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli ve 2021/2518 Esas, 2023/60 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu kapama bağ niteliğindeki 1 63... ve 173 parsel sayılı taşınmazlar ile kısmen bağ, kısmen zeytinlik niteliğindeki 1 63... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin yöntem itibarıyla yerinde olduğu, davalı vekilince her ne kadar dava konusu parsellerdeki meyve ağaçlarının sayılarının hatalı hesaplandığı iddia edilmiş ise de zeytinlik ve kapama bağ olarak net gelir metoduna göre değer biçilen taşınmazların üzerindeki ağaçlara Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere ayrıca maktuen değer biçilmesinin söz konusu olmadığı, bu noktada heyelandaki kayıp ağaç sayısının hesaplama açısından bir öneminin bulunmadığı, kaldı ki verim veren bir kısım ağaçlara maktuen biçilen değerin kamulaştırma bedeline eklendiği, ancak bu husus davacı idarece istinaf ve temyiz sebebi yapılmadığı için bozmaya konu edilmediği, taşınmazların üzerinde bulunan kapama niteliği vermeyen fidan niteliğindeki ağaçlara ve yapılara biçilen değerin uygun olup sayı ve niteliklerinin anlaşmazlık tutanağındaki tespitlerle uyumlu olduğu, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; ancak, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, fen bilirkişisi raporunda 1 63... parsel sayılı taşınmazın "E" harfi ile gösterilen 2.180, 00... lik kısmına da bağ vasfına göre değer biçilmesi ve yine aynı taşınmazın "A" harfi ile gösterilen 356, 50... lik (sulama havuzunun zemini) kısmının davalıya ait olduğu gözetilerek bu kısıma da değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin bozma kararı öncesi hüküm altına alınan kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 13.11.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 16.01.2023 tarihine kadar; bozma kararı sonrası hüküm altına alınan fark bedele ise 13.11.2018 tarihinden son karar tarihi olan 20.03.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.