Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/667 E. 2025/12223 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/667
- Karar No
- 2025/12223
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/119 Esas, 2024/2207 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2022/176 Esas, 2023/339 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davası sonucunda hükmedilen bedelin geç ödenmesi sebebiyle oluşan munzam zararın tahsili istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., Mahallesi 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 614,58 m²lik kısmının Karasu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/581 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle kamuya terk edildiğinden, Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/384 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararı ile taşınmazların bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak 29.05.2015 tarihinde açttıklarını, davanın Yargıtay sürecinden geçerek kesinleştiğini, mahkeme kararlarında dava edilen taşınmazın bedellerinin dava tarihine göre belirlenerek dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiğini, kesinleşen Mahkeme kararlarındaki tazminat bedellerinin faiziyle birlikte Karasu İcra Müdürlüğünün 2022/399 Esas sayılı takip dosyaları ile icraya konulduğunu, dava tarihine kadar ödeme yapılmadığını, davacıya ait tapulara belirlenen değere kanun gereği uygulanan %9 yasal faizin davacıyı zarara uğrattığını iddia ederek Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/384 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararında dava dosyasındaki tazminat bedelleri yönünden aşkın zarar hesabı yapılarak hesaplanan aşkın zararın, değerlendirme tarihinden itibaren işleyecek enflasyon oranından aşağıda olmayacak bir faiz oranıyla ya da enflasyon etkisinden arındırılarak yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davada davacı tarafça tapu sicilinin hukuka aykırı tutulması sebebi ile açılan davalar sonucu hükmedilen tazminata yasal faiz işletildiğini ve bu bedelin enflasyon karşısında erimesi şeklinde ortaya çıkan kazanç kaybı / mahrum kalınan kar tazminatı talep edildiğini, tapu sicilinin hukuka aykırı olarak tutulmasından dolayı devletin sorumluluğunun doktrin ve içtihatlarda ittifak ile kabul edildiği üzere kusursuz bir haksız fiil sorumluluğu olması karşısında kazanç kaybı / mahrum kalınan kar tazminatı kaynağını 6098 Türk Borçlar Kanununun ( 6098 sayılı Kanun) 51 vd. maddelerinden aldığını, davacı tarafın Türk Borçlar Kanunu 122/1 dayanan talebinin kabul edilebilir olmadığını, ülkedeki enflasyondan müvekkil idarenin sorumlu olmadığını, davacının bahsettiği davaların yargı sistemimize göre makul sayılabilecek sürelerde bitirildiğini, ödemesinin de mahkeme kararları gereğince yapıldığını, iş bu davanın açılmasının hukuki dayanağının olmadığını, davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6098 sayılı Kanun'un 122/1 maddesinde, aşkın zararın "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlendiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye’de kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi ve enflasyon sonucu bedelin değerinde aşınma olması ile arada geçen sürede bedele faiz ödenerek durumun telafi edilmemesi veya ödenen faizin enflasyonun oldukça altında olması sonucu tespit edilen bedelin değerini koruyucu nitelikte olmaması nedenleriyle birçok davada başvuranların üzerinde meşru kamu yararıyla haklı gösterilemeyecek orantısız ve aşırı bir yük bindiği ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği sonucuna vardığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiğini, kanıtlanacak olgular, ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olup eldeki dosyada, davacının alacağını geç tahsil etmesinde davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının da uğradığını iddia ettiği zararı ispat edemediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini davasındaki bedelin geç ödenmesi nedeniyle oluşan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.