Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6031 E. 2025/17511 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6031
Karar No
2025/17511
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2690 Esas, 2025/213 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/213 Esas, 2022/37 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 6 nolu bağımsız bölüm dubleks meskeninin mevcut kullanımdaki onaylı projeye aykırılık teşkil eden hususların tespiti, onaylı projeye aykırı olan tüm yapıların, inşaatın yıkılmasına, 6 nolu bağımsız bölüm dubleks meskenin onaylı mimari projesine uygun eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davada hukuki yararı bulunmadığını, davacıya ait 5 numaralı bağımsız bölümde de birebir aynı aykırılık olduğunu, diğer tüm kat maliklerinin bu kapsamda yazılı rızası bulunduğu ve imar affından yararlanmak suretiyle yapı kayıt belgesi alındığını, davalının dava konusu değişiklikleri sonradan ve projeye aykırı şekilde yapmış gibi yansıtıldığını, dava konusu taşınmazda sonradan değişiklik yapılmadığını, taşınmazın şu anki haliyle ve davacının iddia ettiği sözde aykırılıkla teslim alındığını, söz konusu projeye aykırılık hususunda herhangi bir kat malikinin de zararı olmadığı gibi tüm kat maliklerinin ilgili duruma ilişkin yazılı rıza beyanlarının da mahkemeye sunulduğunu, taşınmazın ve bağımsız bölümlerin son hallerine ilişkin olarak imar barışından faydalanılarak yapı kayıt belgesi alındığını zira bu yapı kayıt belgesinin de Belediye’ye ibraz edildiğini ve Belediye tarafından verilen cezanın iptal edildiğini, işbu kapsamda Belediye’den borcu yoktur yazısı alınmasının da mümkün olduğunu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca kanunen gerekli olan bütün kat maliklerinin 4/5’inin yazılı onayı şartının da yerine getirilmiş olup işbu kapsamda sözde aykırılığın kat malikleri rıza gösterdiklerinden alınan yapı kayıt belgesi ile giderildiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, 4 yıldır apartmanın aidat ve giderlerini ödemeyen ve diğer tüm kat malikleri ile arasında husumet bulunan davacının işbu husumetler nedeniyle huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, işbu ve diğer hususlarda da diğer kat maliklerini mahkemenin uygun bulması halinde tanık olarak dinletilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın işbu haksız davada hukuki yararı bulunmadığını, malik olduğu bağımsız bölümü sattığını, davacının kendine ait 5 numaralı bağımsız bölümde de birebir aynı aykırılık olmasına, diğer tüm kat maliklerinin bu kapsamda yazılı rızası bulunmasına ve imar affından yararlanmak suretiyle yapı kayıt belgesi alınmasına rağmen işbu haksız davayı açtığını, mahkeme gerekçesinde gerçeğe aykırı olarak bağımsız bölümdeki değişiklik ve imalatların müvekkili tarafından yapıldığının belirtildiğini, bilirkişi raporunda aksi yönde görüş belirtildiğini, taşınmazda sonradan değişiklik yapılmadığını, işbu taşınmazın şu anki haliyle ve davacı yanın sözde aykırılıkla teslim alındığını, projeye aykırı hiçbir değişiklik yapılmadığını, söz konusu projeye aykırılık hususunda herhangi bir kat malikinin de zararı olmadığı gibi tüm kat maliklerinin ilgili duruma ilişkin rıza beyanlarının da cevap dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, kaldı ki ilgili sözde aykırılığın eski hale getirilmesi taşınmaza zarar vereceğinden 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca taşınmazda herhangi bir değişiklik yapılmadığını, işbu projeye aykırılığın yapı kayıt belgesi alınarak giderildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davaya konu taşınmazın dubleks 5 ve 6 nolu dubleks bağımsız bölümlerin çatı arasındaki ilave olarak kaçak yapılan inşai imalatlar nedeni ile yapının statik projesinde hesaplanan yükten daha fazla bir yükü taşımak durumunda kaldığı ve bununda yapının statik sistemini olumsuz yönde etkileyeceği, yıkım işinin ehli yıkım elemanları ve teknik eleman nezaretinde yapılması, ayrıca uygun alet, edevat kullanılması gerektiği, projeye aykırılığın tanıkla ispatı gereken bir husus olmadığı ve ana taşınmaza yeni bağımsız bölüm eklenebilmesi için kat malikleri kurulunun bu konuda oy birliği ile karar alması gerektiği, oybirliği ile alınmış bir kat malikleri kurulu kararı olmadıkça bu yolla bağımsız bölüm kazanılamayacağı ve tescil edilemeyeceği, sitede davacı ya da başka kat malikleri tarafından da benzer kullanımların olmasının, davalının eylemlerini meşru hale getirmeyeceği, davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, dava konusu bağımsız bölümün maliki olan davalının taşınmazın projeye aykırılığından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde davacının bağımsız bölümünü yargılama sırasında sattığını ve kat maliki olmadığı iddiasını ileri sürdüğünde mahkemece dava konusu ana taşınmaza ait güncel tapu kaydı getirtilerek gerekli inceleme yapmalı ve oluşacak sonuca göre 6100 sayılı Kanunun 125 inci maddesi de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.

3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince kat malikleri ana gayrimenkulün mimari durumunu, güzellik ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olup ana taşınmazda mimari projede değişiklik yapılmasını gerektirecek hususlarda tüm kat maliklerinin oybirliğiyle bu değişiklik projesine onay vermesi ve projenin de belediye tarafından onaylanması gerekir. Yargıtay uygulamalarında kat maliklerinden birinin açabileceği bir davada binanın ilk inşası sırasında yapılmış olan projeye aykırılıkların eski hale getirilmesinin istenmesi halinde bu projeye aykırılıklar ortak yerde bulunuyorsa eski hale getirilmeden kendisinin de sorumlu olacağı, keza gerek bağımsız bölümde gerek ortak yerlerdeki binanın ilk inşası sırasında yapılmış bulunan projeye aykırılığın eski hale getirilmesi binanın statiğine olumsuz etkide bulunuyorsa kat malikinin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmektedir.

4. Dosya kapsamından; dava konusu mimari projeye aykırı yapılmış olan aykırılıkların binanın ilk inşası sırasında mevcut olduğu davalı tarafından iddia edildiğinden, Mahkemece yeniden konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten alınacak bilirkişi raporu ile dava konusu duvarın binanın ilk inşaa edildiği tarihte mi yapıldığı, sonradan mı yapıldığı hususunun ayrıntılı olarak araştırılması, yapılacak araştırma ve sonucunda alınacak rapora göre dava konusu duvarın ilk inşaası sırasında projeye aykırı olarak yapıldığının anlaşılması durumunda binanın ilk inşaası sırasında yapılan ortak yerlerle ilgili projeye aykırılığın eski hale getirme masraflarından ve bunun verdiği zararın giderilmesinden davacı da dahil ana taşınmazdaki tüm bağımsız bölüm malikleri arsa payları oranında sorumlu olacağından ve mahkemece verilecek karar tüm bağımsız bölüm maliklerinin hukukunu etkilediğinden, dava konusu ana taşınmazdaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanması gerektiğinin gözetilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

5. Yapılan incelemede eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceği hususunun değerlendirilmediği anlaşıldığından, dava konusu taşınmazla ilgili statikten anlayan uzman inşaat bilirkişisinden rapor alınarak yapılacak olan eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceğinin tespiti yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6031, K. 2025/17511, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6031-e-2025-17511-k-44cec88d8b6b