Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5759 E. 2025/17073 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5759
- Karar No
- 2025/17073
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/184 Esas, 2025/35 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/140 Esas, 2024/745 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 33... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin acele kamulaştırma dosyasında gerçek değerinin altında belirlendiğini belirterek, taşınmazın piyasa rayiç değerinin araştırılarak buna göre karar verilmesini, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olup sulu tarım arazisi vasfıyla yüksek verim getirdiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin üretim maliyetlerinin eksik hesaplandığını, davanın açılış tarihindeki yasal durum itibarıyla faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olup sulu tarım arazisi vasfıyla yüksek verim getirdiğini, enflasyon etkisiyle değerini yitiren kamulaştırma bedeline yasal faiz yerine Türkiye İstatistik Enstitüsü endeks verilerine veya kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranına göre faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında "Erişme Kontrollu Karayolu - 1.Derecede Yol ve Pasif Yeşil Alan" olarak planlı olduğu ve meskun mahalde bulunmadığı görülmekle, Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre bilirkişi kurulu tayin edilip keşif yapılmasında, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirtilen resmî veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun olan %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmasında ve Merkezefendi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmasında, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri, taşınmaza yakın emsal olabilecek diğer taşınmazlar için Yargıtay denetiminden geçmiş dosyalarda uygulanan objektif değer artışı oranı da dikkate alınarak objektif değer artışı uygulanmasında (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/2105 Esas, 2023/8262 Karar sayılı dosyasında .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 907 parsel sayılı taşınmaz için %300 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde görüldüğü) ve sonuç metrekare birim fiyatının ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/11813 Esas, 2024/5637 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararıyla 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, dava tarihi 26.05.2023 olup, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "iptal kararı geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihat Birleştirme Kurulunun "Her dava da açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet, hükme, ittihaz olunması iktiza eylemesin.." gerekçesi içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihte ki fiili ve hukuki durumuna göre karar bağlanır" genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasında başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğu, bunun yanında taşınmazın tamamı kamulaştırılmasına rağmen hüküm kısmında maddi hata yapılarak taşınmazın ekli fen bilirkişisi krokisinde gösterilen kısmının tapu kaydının iptalinden bahsedildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.